Kimsenin kendine ait bir zamanı yok. Kimsenin kendi acısı yok, anısı yok, rüyası yok, arzusu yok. Herkes koronun en ortasında en yüksek sesi çıkarmak için çırpınıyor. Oraya nasıl geldiğini bilmiyor. Oradan nereye gideceğini bilmiyor. Kalabalıkla birlikte o da bağırıyor. Tek zamana indirgenmiş bir bellek Yapıştırma bir gülümseme.Eğreti.Anlamsız.
Hemen her işin sanki cebrî yapılıyor, sanki angaryaya dönüşüyor; yapana bir şevk vermediği gibi neticesinde bir bereket görülmüyordu.
Kimse bir baş soğanın kıymetini bilmiyordu.
İnsanlar ne ölene eskisi gibi üzülüyor, ne doğana eskisi gibi seviniyordu.