"Kibirle gurur, çok zaman aynı anlamda kullanılmalarına karşın aslında ayrı ayrı şeylerdir. Bir insan kibirli olmadan da gururlu olabilir. Gurur daha çok bizim kendimizi değerlendirmemizle ilgilidir; kibirse başkalarına kendimizi ne şekilde satmak istediğimizle."
Bir yay, üzerine ne kadar kuvvet bastırılırsa, o kadar yükseğe fırlar, yeter ki basınç altında kırılıp kopmasın. Bunun gibi yetersizlik duygusu da bir tek insanın yada topluluğun üzerine ne kadar kuvvet bastırırsa, söz konusu kişi ya da topluluk o kadar yukarı fırlamak ister.
İnsanlar okunmamış birer kitaptır. En basitleri hakkındaki hükmü bile tamamının okunmasına bırakılmalı. Biraz derince olanların ise, iyice okunduktan sonra üzerinde az veya çok düşünmek lazım.
<<Bana insanlardan mi bahsediyorsun? İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.>>
Yükselme devirlerimizde, milletimizin belirgin özelliği üstün ahlâklı olmasıydı. Çöküntüsünün en önemli sebeplerinden birisi ahlak çözülmesidir.
...
Milletlerini gıpta edilecek bir geleceğe kavuşturmak isteyen aydınlar, o ihtişamın ihtiyaç duyduğu değerleri yaşamak ve toplumunu onlarla yoğurmak zorundadır. Geçmişte Türk aydınları bunu yaptıkları için o göz kamaştırıcı mazi gün ışığına çıkmıştı.