Muhtazar

Muhtazar
@smuhtazar_
Arşiv • Düşünce-Fikir-Şiir-İnceleme
Sabitlenmiş gönderi
Okumanın Rehberi Okumaktır!..
... "Ne okumamı tavsiye edersiniz?" Bu tatsız soru da karşıma çıkıyor. Tatsız diyorum, zira okumayı ciddiye alan kimse böyle bir soru sormaya gerek duymaz. Okumayı ciddiye almamış birinin bu türden bir soruyla kendini ve başkalarını meşgul etmesi hem bezginlik verici, hem de abestir. Ona doktorların hayatından ümit kestikleri hastaya uyguladıkları dieti vermek gerek. Okumayı ciddiye alan kişiler neden "Ne okumamı tavsiye edersiniz" sorusunu sormazlar? Çünkü kitaplar insanı kitaplara götürür. Kitapların kendileri zenginliklerini ve yetersizliklerini ele verirler. Okumanın rehberi okumaktır.
Sayfa 16
1000Kitap
|• insandan gübre yapımı
~•~ Belçika'nın başkenti Brüksel'de artık cesetler gömülmek yerine özel bir işlemler "gübre" haline getiriliyor. "Tarlanızı "insan gübresiyle" beslemek ister misiniz?" diye de afişe edilmeye başlandı bile. Tiksindiniz biliyorum ama bu "insan gübreleme yöntemi" İsveç'te de yasal ve kullanılıyor. Keşke bu kadarıyla kalsaydı. İsteyenin cesedi ise özel bir sıvı sayesinde tamamen yok edilerek, gömülmesine gerek dahi kalmadan imha ediliyor. Ölen kişinin vücudu, 96 derecelik bir alkalin sulu çözelti içinde yaklaşık 4 saat boyunca tamamen yok ediliyor. Ne kadar da teknolojik ve modern(!) değil mi? Yeter mi? Yetmez. Amerika'nın 15 eyaletinde devreye sokulan uygulamaya göre, cesetler 160 derece ısıda yaklaşık 4 ile 6 saat süren işlem görüyor ve bu ölü bedenden çevreye yararlı yeşil bir sıvı elde ediliyor. Ölü sahipleri bu sıvıyı isterse tuvalete döküp üzerine sifon çekiyor ve kanalizasyon yoluyla ondan kurtuluyor ya da yeşil alanlarda gübre olarak kullanabiliyor. Yeryüzünün halifesi olan insan izzeti ve onuru karşısında ne kadarda saygısız ve duygusuzca bir işlem değil mi? Yine Washington'da talaş ve saman gibi malzemelerle karıştırılan cesetlerden birkaç hafta içinde iki el arabasını dolduracak kadar gübre elde edilmesi yasası kabul edildi ve tarım alanlarında kullanılmak üzere üretime başlandı. Şimdi bir tek soru var aklımızda. Tavukçulukta civcivlerden yem yapıp, tavukları hasta ettiler. Büyükbaş hayvancılıkta kendi etinden yemler yapıldı ve kendi cinsiyle beslenen hayvanlarda "deli dana" hastalığı zuhur etti. Şimdi kendi gübresiyle beslenen insanların sonu ne olacak? ~•~
Sayfa 101
Hayata Dair
|• horoz misali
~•~ Fıtrî olarak her sabah namazında öten horoza sahibi; "tekrar tekrar ezan okuma! Yoksa tüylerini yolarım" diye tehditler savurunca horozcağız korkmuş. Kendi kendine düşünmüş ve "zaruretler mahzurları mubah/helâl kılar. Canımı kurtarmak için ezan okumaktan vazgeçmeliyim." diyerek o günden sonra ezan okumayı bırakmış. Bir zaman sonra sahibi ezan okumayı bıraktırdığı horoza gelerek; "eğer tavuklar gibi gıdaklamazsan senin tüylerini yolarım!" demiş. Horoz, bu tehdit üzerine horozluktan da vazgeçer ve tavuklar gibi gıdaklamaya başlar. Tam bir ay gıdakladıktan sonra sahibi tekrar gelir ve bu kez şöyle der; "Şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan, yarın seni keserim!" Bunun üzerine horoz ağlamaya başlar ve der ki; "keşke en başta, ezan okunurken şerefimle ölseydim!" Bu umursamaz ve dünyevileşmiş Müslüman gidişiyle öyle bir hale geleceğiz ki, keşke ilk başta ölseydik diyeceğiz.. ~•~
Hayata Dair
|• direkt ölüm diyelim..
~•~ Zaruretler mahzurları mubah/helâl kılar" diye haramlar sokulmayan, ölüm anlarına musallat olunmayan Müslüman bedeni kaldı mı acaba? "Haramda şifa olmadığını" literatür yazmadı diye mi bu rahatlık? Canlı ve cansız her varlığın Allah'ı zikrettiğini ve haramların bu zikri bozduğunu hangi laboratuvarda ispat edelim? Ağzına fazladan bir lokma atanın dahi birazdan boş bir kelam edeceğini bildiren âlimlerimiz, bilmem ne tıp dergisinin localarında gezmediler diye mi bu umursamazlık? Peki fazla lokmanın bile etkisi buysa, bunca necis içerikli ilaçların etkisi ne olur ki Müslüman fıtratına? ~•~
Hayata Dair
|• can çekişerek ölmek isteyenler, buyrun hastaneye!..
~•~ İnsanlar sekerat anında yalnız başlarına makinalar altında ne yapıyorlar?" Uzun uzun ellerine baktıktan sonra, yüzüme tokat gibi çarpan şu cevabı verdi: "Evet, sayamayacağım kadar çok
Hayata Dair