Kimse kimseden bir hakikat, gerçek bir hikaye beklemiyordu.
Bütün bu insanlar, en iyi ihtimalle, insanlığın baş edemeyeceği kadar büyümüş bilgi yumağına ancak bir cümle daha ekleyebileceklerini ve büyük bir ihtimalle bunu bile beceremeden ölüp gideceklerini biliyorlardı.
Ev, artık hikayeden başka bir şey değil.
Ne bu eski, sarı kazak oluyor üzerime, ne de bu siyah pantolon... Büsbütün başkasının hikayesini giyinmişim üzerime. Ben de artık rüzgarla alabora olan çakıl taşlarından biriyim. Şimdi bir hikaye anlatabilirim.
Toza... dönebilirim.