Bütün insanlar zorunlu olarak hem haklı hem haksız olduğu için, her şey aynı zamanda hem gerekçeli hem akılsızca olduğu için artık taraf tutmayan kişi, kendi adından vazgeçmeli, kimliğini ayaklar altına almalı ve vurdumduymazlık ya da ümitsizlik içinde yeni bir hayata başlamalıdır. Veya aksi takdirde, başka bir yalnızlık cinsi icat edip boşluk içinde yurtsuzlaşmalı ve -sürgünlüğün keyfince- köksüzleşmenin safhalarını birer birer yerine getirmelidir. Bütün önyargılarla bağlarını koparınca, kimsenin başvurmadığı ve kimsenin çekinmediği, tam anlamıyla işe yaramaz insan haline gelir, çünkü her şeyi aynı ilgisizlikle benimser ve boşlar.
İyi bayramlar sevgili okurlar. Bu sene de zihin ve beden sağlığımız için şeker-kitap sabitine göre 1 şekere karşılık 1 kitap okuyalım. 😍
Şu anda ne okuyorsunuz?
İçimdeki çocuğu itiraf etmek utanç verici. Öfke nöbeti geçirmek üzere olan bir çocuk gibi hissediyorum kendimi, tepinerek ebeveynimin dikkatini üstümde toplamak istiyorum. Özellikle çevreme bakıp diğer insanların yetiştirilme biçimlerinin onlara yük olmadığını fark ettiğimde utanıyorum. Boşanmış bir ailenin çocuğu olmak o kadar normalleşti ki annemle babamın ayrılığının istisnai ölçüde rahatsız edici olduğunu iddia etmek abartılı görünüyor. İşaret edebileceğim belli bir travma da olmadığından, çocukluğumun ufak tefek acılarını olması gerekenden daha fazla hissetmiş -hissetmekte- olduğumu varsayabiliyorum yalnızca.