İçimizde sadece özgül bir biçimde kendimiz olmamamıza yol açan şeyler sağlıklıdır: tiksintilerimizdir bizi bireyleştiren; hüzünlerimizdir bize bir isim veren; kayıplarımızdır benliğimize malik olmamızı sağlayan. Sadece başarısızlıklarımızın tutarıyla kendimiz oluruz.
Kendini ifade eden kişi, kendine karşı hareket etmez; o sadece nihai dersler için duyulan eğilimi bilir. Firari ise, bu dersleri çıkaran değil, kendi kendisinin eline kaldığında mahvolup çökmekten korkarak haylazlaşan ve sesini duyurandır.
Nihai dersleri ancak sanat dışında yaşayanlar çıkarabilirler. İntihar, azizlik, kötü alışkanlık -- yetenek noksanlığının nice biçimi. İster doğrudan ister kılık değiştirmiş, söz, ses ya da renk aracılığıyla yapılan itiraf, iç kuvvetleri zayıflatır. Her yaratma fiilini bir kaçış etkeni haline getiren kurtarıcı bir azalmadır bu. Fakat enerjileri biriktiren kişi, baskı altında, kendi aşırılıklarının kölesi olarak yaşar; mutlak içinde batmasını hiçbir şey engellemez...
İnsanların var olmak ve harekete geçmek için sarıldıkları nedenleri, kendimde ortadan kaldırmak istedim. Sözle anlatılamayacak kadar normal bir hale gelmek istedim, -- şimdi de sersemlemiş bir halde, budalalarla aynı düzeyde ve onlar kadar boşum.
Çareleri değiştirmemiz, tesirli ve muteber hiçbir çare bulamadığımızdandır; çünkü ne aradığımız yatışmaya, ne de peşinden gittiğimiz hazlara inancımız vardır.