“ Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”
“ Ben, sadece namuslu olmakla öğünen kişiyi adamdan saymıyorum; toplumu iyiye, güzele götürmek için kendi gibi namuslu insanlarla birlikte çaba harcamamışsa, o kişi namussuzdur benim için.”
“Başkalarına söyleyebilecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana, bugün ne yapmalı? diye soracak olurlarsa ancak önce kendini düzeltmelisin, diyebilirim. Bir temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: Kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiçbir sorunu çözemez.”
“Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür. Elbette çok gelişmiş milletler, kötülükten de bir şeyler çıkarıp onu az gelişmiş milletlere ihraç etmek yolunu bilmektedirler. Kötülüğü rasyonalize edip ya da sanat eserlerinde dondurup hayata dair bir canlılık bulmaktadırlar kötülükte. Burada, tek korunma yolu kötülüğün üstünden akıp gitmesini sağlamaktır. Benim gibi az gelişmiş bir ilkokul öğrencisinin de başarabileceği tek şey buydu. Kötülüğe kayıtsız kaldım, ona içimde yer vermedim.”