sena nur ç

Orası
İnsanlarla kurulan irtibat caminin içinden, caminin önündeki avluya, küçük meydana, oradan evlere, eski zamandaki tekkelere ve kıraathanelere intikal ediyor. Nispet insana göre, insanın büyüklüğüne göre, sese göredir. Eskiden hoparlör ya da toplu cihazlar yoktu, ses direkt insana ulaşırdı. Ben lisede okurken 50'li yıllarda cuma namazına Şehzadebaşı Camii'ne giderdik. Hatip Bedri Efendi Şehzadebaşı Camii'nde kendi gür sesiyle cuma hutbesi okurdu. O zamanlar hoparlör yoktu ve insan sesinin halâveti, güzelliği etkiliyordu bizi. İnsan sesinin gittiği bir yer var, onu alacak bir kulak var. Dolayısıyla o nispeti bozmayan bir mekan ortaya koymanız lazım.
Akustik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yunus Emre'den
Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep. Dediler ilim geride, İlla edep, illa edep.
Bilim
Masa Dergi'den
Çocukluğun kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi.
Çocukluk
Ömer Muhtar'dan
Allah, bana küffara karşı cihâd emretti. Ben bu ibadeti yerine getirdim. Zafer veya mağlubiyet beni alakadar etmez. O Allah'ın bileceği bir iştir.
Cihad