"Bizim gibi adamların kimi kimsesi yoktur. Biraz para biriktirir, sonra hepsini birden harcarlar. Onları düşünecek bir kimseleri yoktur."
Lennie mutlu bir tavırla:
"Ama biz öyle değiliz," dedi. "Biz nasılız, onu da anlat."
George bir an sesini çıkarmadı.
"Biz öyle değiliz," dedi.
"Çünkü?.."
"Çünkü benim için sen varsın..."
Lennie memnun bir edayla haykırdı:
"Senin için de ben... İkimiz de birbirimizi düşünürüz de ondan!"
Yayınladığı zaman fırtınalar estirip "Müstehcen" denilerek toplatılan bu kitabı elime yayımlanmasının üzerinden 32 yıl geçtikten sonra aldım.
Kitabı okurken düşünebildiğim tek şey bu 32 yıl bize ne katmış? Bahsedilen konulardan çeyrek asırdan fazla geçmiş peki bizde ne değişmiş?
Şuan bugün bu kitabın yayınlanmasından 32 yıl geçtikten sonra hâlâ,
- Bir kızın ergenlik dönemine girmesini dünyanın en büyük ayıbı gibi bakmıyor muyuz?
- Evli kadın ve erkek bir ilişki yaşadığında "kadının alnının lekesi adamın elinin kiri" demiyor muyuz?
Bu örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki..
Geçen 32 yıl bize ne katmış?
Bir gün bu kitabı bir şekilde eline geçirip okuyan biri "Vay be insanlar ne dönemlerden geçmiş!" diyebilecek mi acaba?
Kadının Adı YokDuygu Asena · Afa Yayınları · 19878,1bin okunma
"İnsan olmak için pek akıllı olmaya gerek yok.Hatta bana öyle geliyor ki, bazan tam tersi oluyor. Gerçekten zeki ve kurnaz bir adamı al örneğin, iyi bir insan çıkması nadirdir."