Aşkta çok acı çektim diyen, aşkta acıdan bahseden insanlar aşk yolunun dönekleridir. Onlar hem yarı yoldan dönmüşler hem de insanları o yoldan alıkoymuşlardır. Bu yüzden aşkın acılarından bahsedenleri, çilelerinden söz edenleri dinlemeyin çünkü onlar aşkın arındırıcı ateşinde nefisleri acıya katlanamayan; aşkın irfanına varmakta nefs engelini aşamayan, dolayısıyla nasiplerini ellerinin tersiyle geri çevirenlerdir. Bu yüzden aşktan düştüğü o anda âşık, nefsini dinlememelidir.
Aşkın dönekleridir onlar. Hem aşkı yaşadıklarını söylerler, hem acı çektiklerini. Kendilerini değil sevgiliyi suçlarlar. Kalplerini çekip alanın Allah değil, bir insan olduğunu zannederler.
Yaşadıkları aşk onları göğe çıkarmış, ama nefislerinin çarmıhında dünyaya takılmışlardır, Çünkü aşk yolunda giderken ayartılmışlardır. Onlar için aşktan geriye kalan acıdır. Halbuki aşktan geriye kalan, daha doğrusu aşk ile sende kalan nurdur marifettir.
"Ne kötü bir sey yapıp duruyorlar. Bu şundandır: Onlar önce inandılar (aşkı yaşadılar, âşık oldular). Sonra onu örtüp görmezden geldiler. Sonra kalplerinde farklı bir yapı oluştu. Onlar böyle olduğu sürece) anlamazlar." (63; 1-3)
"Aşkımı kalbime gömdüm", "Artık sevmeyeceğim", "Çok acı çektim artık unutmak istiyorum", "Bir insan için değmezmiş cümleleri bu insanların ortak sözleridir.
Halbuki Allah, bu aşk ile onlara KENDİNDEKİ AŞKI yaşatmıştır.
Allah, seni nasıl sevdiğini anlayasın diye, bir insanı sana sevdirmiştir.
Allah'ın kalbindeki yerini gör diye; Allah, bir insanı senin kalbine koymuştur.
Allah, sana bir insanı ölünceye kadar beklemeyi yaşatmıştır, ta ki Allah'ın seni ebediyete kadar beklediğini bilesin.
Öyleyse dostum,
Aşkında acıyı değil, Rabbini gör, aşktan acı çeken ruhun değil nefsindir. Sevgiliye kavuşamadın diye üzülme. Rabbine giden aşk yoluyla