...
Bevâdilun-Nevâdîr adl eserinde M. Eşref Ali Sanvî, insanın düşünce krizi ve aşamaları üzerine çok açık bir sıralama vermiştir. Düşünce, karar haline gelene kadar beş aşamadan geçmektedir. İlk aşama (hads), gelip geçen düşünceye denk gelir. ikinci aşama (hatır), düșüncenin bir süre direnip kaldığı aşamadır. Üçüncü aşama (hadîsu'n-nefs), benliğin nefisle yaptığı içsel diyalog aşamasıdır. Dördüncü aşama (hemm), bir karara hazır olma aşamasıdır ve besincisi de (azm) karar verme aşamasıdır. Akıl hastalığı açısından, üçüncü așama en çetin aşamadır. Bu, içsel kelimelendirme veya içeriden seslendirme asamasıdır ve eğer kişi kendi kendine konuşmaya devam ederse akıl hastalığı ortaya çıkar. Bu içsel aşamalar, büyük Darkávi mutasavvıfı Șeyh Habib el-Tetvanî tarafından 'düşünce itelemeleri' olarak tanımlanmıștır. "Düșünce itelemeleri tehlikelidir; sağduyuyu zayıflatabilir ve yalanlar."
Hz. Peygamber'in sav. bir hadisine göre, "Allah, ümmetimin kendi kendilerine konuşurkenki düşüncelerini, dile getirmedikleri sürece, affetmiştir."
M. Sanvi bu hadisi yorumlamış ve insanın düşünme sürecine ilişkin bir analiz yapmıştır. Ona göre, eğer bir kimse düşünce üzerine bir murakabe veya tefekkür durumuna girerse, bu düşüncenin dairesel olduğunu görecektir. Aslında bu, fasit bir daire olarak bile görülebilir. Bu fasit düşünce dairesi, yalnızca daha yüksek bir daireye girerek kırılabilir, Bu yüzden, "Kendinize yoldaş olacak ihlâslı bir kardeş bulun" der, "O, düşünce itelemeleri arasında bir ayrım yapar ve içinizdeki vesveseleri giderir."