nevi şahsına münhasır birisi işte

nevi şahsına münhasır birisi işte
Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hû aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm (Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O, yüce Arş'ın Sahibidir.) x.com/dr_hayalperest_
Reklam
Rûmî'nin Mesnevî'sinin önsözünde sözünü ettiği 'bütün hastalıklarımızın hekimi' olan aşk... Bu aşk, bașta Allah aşkıdır. 'Kalb Gözü', Ezeli ve Ebedi Öz'ü görmeye başlar. İnsanoğluna ve yaratılanlara yönelik aşk ise, sadece bahanedir; mecazdan ibarettir. Bu aşk, aynı zamanda, fıtratı sevmek celâlî ve cemalî her iki vechesiyle, bozulmamış fıtratı sevmek anlamına da gelir. Bu aşk, bir tezahürü olarak 'havfın hikmetini,' yani Müteâl Varlığın insanda haşyet uyandıran azameti karşısında duyulan huşuyu dışlamaz.
Sayfa 101
Tasavvuf
Kalb, ilâhî Işığın (Nur-u İlahînin) tahtıdır, arşıdır. Marifetullah'a onunla erişilebilir. Ölümlü insan bedeninde, manevî alemlerden gelen enerjinin merkezi olan yegâne organ, kalbdir, Manevî gelişmenin yolunu açar. Allah onu Kendi arşı olarak tanımlamıștır. Peygamber sav. de kalbin 'Allah'ın evi' olduğunu söylemiştir. Kalbler sadece potansiyel olarak Allah'ın arşıdır. Çoğu kalb, kendisini kaplayan dünyevî ihtiras ve arzu perdesini hemen kaldırıp atamaz. Bazı sûfiler onun dünyevî ihtirasların 'pas'ıyla kaplı olduğunu söylerler. Bu pas, sadece coşkulu ve ısrarlı zikirle temizlenebilir. Nefis, dünya ile pasif alışkanlıklar ve hırslar gibi kırılmaz bağlar oluştururken, ruh semavi ve ulvi olanla birleşir bütünleșir. Bıçak sırtı inceliğiyle, sûret ile hakikati, görünen ile gerçeği birbirinden ayırır. Mücadeleyi ruh kazanırsa, kalb ruhanîleşir; nefsi de dönüştürerek nuranîleştirir. Böylece kalb üzerindeki perdeyi atar, insanda ilâhî sırrın mişkât'ı, mahfazası olur. Kalb, sadece dua ve tefekkürle, erdemlere erişerek ve bunların metafizikle ilişkilerini idrak ederek canlandırılabilir.
Sayfa 101
Tasavvuf
Ruh ve nefis, iki karşıt olarak, kalbi ele geçirmeye çalisirlar. Eğer mücadeleyi nefis kazanırsa, kalbi 'perdeler.' Nefis aynı zamanda dünya şartlarınin minik değişimleriyle de ilgilenir. Pasif bir şekilde, dağılıp giden surete bağlanır Hz. Peygamber`in sav. şu mealde bir hadisi vardır: "Unutmayın ki, insanın bedeninde onu iyi veya kötü yapan bir et parçası vardır. Bu etten parça sağlıklı olduğunda, insan (manevi olarak) sağlıklı kalır. Sağlıklı olmadığı zaman, insan yolunu şaşırır. Bu et parçası, insanın kalbidir." Bu bağlamda kalb fiziksel kalb, insan duyguları veya akıl ile karıştırılmamalıdır.
Sayfa 100
Tasavvuf
... Bevâdilun-Nevâdîr adl eserinde M. Eşref Ali Sanvî, insanın düşünce krizi ve aşamaları üzerine çok açık bir sıralama vermiştir. Düşünce, karar haline gelene kadar beş aşamadan geçmektedir. İlk aşama (hads), gelip geçen düşünceye denk gelir. ikinci aşama (hatır), düșüncenin bir süre direnip kaldığı aşamadır. Üçüncü aşama (hadîsu'n-nefs), benliğin nefisle yaptığı içsel diyalog aşamasıdır. Dördüncü aşama (hemm), bir karara hazır olma aşamasıdır ve besincisi de (azm) karar verme aşamasıdır. Akıl hastalığı açısından, üçüncü așama en çetin aşamadır. Bu, içsel kelimelendirme veya içeriden seslendirme asamasıdır ve eğer kişi kendi kendine konuşmaya devam ederse akıl hastalığı ortaya çıkar. Bu içsel aşamalar, büyük Darkávi mutasavvıfı Șeyh Habib el-Tetvanî tarafından 'düşünce itelemeleri' olarak tanımlanmıștır. "Düșünce itelemeleri tehlikelidir; sağduyuyu zayıflatabilir ve yalanlar." Hz. Peygamber'in sav. bir hadisine göre, "Allah, ümmetimin kendi kendilerine konuşurkenki düşüncelerini, dile getirmedikleri sürece, affetmiştir." M. Sanvi bu hadisi yorumlamış ve insanın düşünme sürecine ilişkin bir analiz yapmıştır. Ona göre, eğer bir kimse düşünce üzerine bir murakabe veya tefekkür durumuna girerse, bu düşüncenin dairesel olduğunu görecektir. Aslında bu, fasit bir daire olarak bile görülebilir. Bu fasit düşünce dairesi, yalnızca daha yüksek bir daireye girerek kırılabilir, Bu yüzden, "Kendinize yoldaş olacak ihlâslı bir kardeş bulun" der, "O, düşünce itelemeleri arasında bir ayrım yapar ve içinizdeki vesveseleri giderir."
Sayfa 99
Tasavvuf
Reklam