nevi şahsına münhasır birisi işte

nevi şahsına münhasır birisi işte
Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hû aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm (Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O, yüce Arş'ın Sahibidir.) x.com/dr_hayalperest_
Ali b. Ebû Tâlib (radıyallahu anh] namaz vakti girince titremeye başlar ve yüzünün rengi değişirdi. Kendisine, "Ey müminlerin emîri, bu halin nedir?" diye sorulunca şöyle derdi: "Allah Teâlâ"nin göklere, yere ve dağlara arzedip de onların yüklenmekten çekindikleri ve benim yüklendiğim (ilâhi) emaneti (namazı) eda zamanı geldi."
Sayfa 38
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rivayet edildiğine göre, Hâtim el-Esam'a (rahmetullahi aleyh] nasıl namaz kıldığı sorulunca, şöyle demiştir: "Namaz vakti yaklaşınca güzelce abdest alırım. Sonra namaz kılmak istediğim yere gelirim. Orada bütün âzalarımı toplayıp tam bir sükûnetle otururum. Ezan okununca namaza kalkarım. Kâbe'yi karşıma alırım, sıratı ayaklarımın altında, cenneti sağ tarafımda, cehennemi sol tarafımda ölüm meleğini arkamda hayal ederim. Bu namazımın kıldığım son namaz olduğunu düşünürüm. Sonra ümit ve korku arasında namaza başlarım. Edep ve saygı içinde tekbir alırım. Manasını tefekkür ederek ağır ağır Kur'an okurum. Tevazu içinde rükûya eğilirim. Huşû ile secdeye varırım. Sağ ayağımı diker, sol ayağımı yatırıp üzerine otururum. Namazı ihlâs ile tamamlarım. Kıldığım bu namazın kabul mü ret mi edildiğini bilemeden (korku içinde) ayağa kalkarım."(75) 75. Benzeri bir rivayet için bk. Ebû Nuaym, Hilyetü'I-Evliyâ, 8/75. Tabiin'den Ebû Hâzim Seleme b. Dinâr'a ait bir rivayet için bk. Yaff, Ravzü 'r-Reyâhin, s. 385. Burada rivayet şöyle bitiyor: Soruyu soran kimse, "Ne zamandır böyle namaz kılıyorsun?" diye sorunca. Ebû Hâzim, "Kırk senedir bu şekilde namaz kılıyorum" dedi. Bunu işiten adam, "Ben bütün ömrüm içinde bir defa bu şekilde namaz kılmayı ne kadar isterdim. Böyle bir kere namaz kılsaydım kurtulmuşlardan olurdum" dedi.
Sayfa 39
Din
Abdullah b. Abbas'tan (radıyallahu anh) nakledildiğine göre, Hz. Davud(aleyhisselâm) bir münâcâtında, "İlahî, beytine (mescidine) kim girer ve kimin namazını kabul edersin?" diye sordu. Allah Teala ona şöyle vahyetti: "Ey Davud, mescidime girecek ve namazını kabul edeceğim kimse, benim azametim karşısında tevazu gösteren, gündüzünü zikrimle geçiren, benim rızam için şehvetlerinden nefsini çeken, açları doyuran, garipleri bandıran, musibete uğramışlara acıyan kimsedir. İşte böyle bir kimsenin nuru gökteki güneş gibi parlar. Bana dua ederse icabet ederim. Benden bir şey isterse onu veririm. Cahilce işler karşısında ona hilim veririm, gatlet (ve gafiller) içinde ona zikri nasip ederim, zulmet içinde ona nur veririm. Onun insanlar arasındaki misali, en yüksek cennetler içinde firdevs gibidir; onun nehirleri kurumaz, meyveleri bozulmaz." (74) ... 74. Ebû Nuaym, Hilye'de (4/17) benzer bir haberi merfu hadis olarak nakletmiştir. İbn Ebü'd-Dünya ise rivayete et-Tevâzu ve'l-Humûl isimli eserinde yer vermiştir (nr. 86). Bu rivayette hitap Hz. Musa'yadır [aleyhisselâm].
Sayfa 38
Din
Rabbim bu huşuu ile namazı kılabilmeyi hepimize nasip etsin.
Resûl-i Ekrem (salllahu aleyhi vesellem), kendisine tavsiyelerde bulunduğu kişiye (Enes b. Mâlik'e) şöyle buyurmuştur: "Namaz kıldığın zaman, sanki (dünya hayatına) veda eden kimsenin kıldığı namaz gibi kıl. "(60) Yani nefsine veda eden, hevâsını terkeden, ömrünü bitirip yüce Mevlâ'sına giden kul gibi namaz kıl. ... 60. İbn Mâce, Zühd, 15; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/412.
Sayfa 34
Din
Resulullah [sallallahu aleyhi vesellem] diğer hadisinde söyle buyurmuştur: "Herhangi bir müslüman Allah'a secde ettiğinde Allah Teâlâ muhakkak onun bir derecesini yükseltir ve bir günahını siler." (44) ... 44. Müslim, Salât, 43 (nr. 488); İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 201 (nr. 1424).
Sayfa 29
Din