İnsanların yeme içme, arkadaşlık, barınma, kendini koruma tarzları, hatta cinsel doyum biçimleri bile kültürleriyle ilgilidir. Bu sebeple kültür, "toplum tarafından kabul edilebilen ve insan davranışlarını belirleyen standartlar kümesi" olarak tarif edilir. Amerikalıların Hollywood'la kendi kültürlerini dünyaya ihraç etmeleri de bunun bir örneğidir. Dünyanın tek kültürlü hale gelmesine çalışmaktır...
İnsanların yeme içme, giyim ve eğlence zevklerine çok büyük yatırımlar yapılarak, tüketim alışkanlıkları ve davranış kalıpları değiştirilmek istenmektedir. Bunlar değiştiği zaman, toplumun kültürel kimliği de değişecektir. İnsanların bireysel kimlikleri olduğu gibi, toplumların da kültürel kimlikleri vardır. Yerel olunmadan evrensel olunmaz. Yerellik yok edildiği zaman asimile olunur. Gerçek milliyetçilik, kültürel inanç sistemine ve kültürel kimliğe sahip çıkılmasıdır. İnsanların yabancı markalar peşince koşarak milliyetçilik iddia etmeleri gerçekçi değildir. Toplumların kültürel kimliklerini koruyarak modernleşmeleri önemlidir. Modernleşmek mutlaka Batılılaşmak değildir; Japonya gibi, Batılılaşmadan da modern olunabilir. Biz de kendi kültür kimliğimizi koruyarak bunu başarabiliriz.