Hayatın içinden olan bu kitabın son sayfasında sizi biraz mutsuzluk ve olabilitesi yüksek olaylar dizisinin yarattığı çokça hayal kırıklığı bekliyor. Yazar duyguyu o kadar iyi anlatmış ki, onu hisseden Martin Eden mi yoksa ben miyim? ayırt edemedim. Belki de bu yüzden kitabı bitirdikten sonra bir burukluk bıraktı.
Spoiler:
Kültürün sanatın ne olduğunu bilmeyenlerin maddi güçleriyle bu çevrede yer edinerek bu konuda kendini geliştiren birini bakış açılarının darlığı ve iki yüzlülüklerini silah niyetine kullanarak öldürdürdükleri kanısındayım.
Martin Eden intihar etmedi. Onu, ona inanmayanlar, geldiği yeri bilip gelebileceği seviyeyi idrak edemeyenler öldürdü. Çizgisini bozmayıp onu değiştirmek isteyenlere boyun eğmeyerek kendi iradesiyle başardıklarından sonra aynı insanların yanında olmak istemelerini reddetmesi benim haz aldığım bir o kadar da onun adına hayal kırıklığı yaşadığım bir bölümdü. Hayatıma güzel bir dokunuş yapan çok güzel bir kitap.