“Baylar, yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık. İnsana, gündelik hayatını sürdürmesi için gereken anlayışın yarısı, hatta dörtte biri dahi, yeryüzünün en soyut, en inatçı şehri olan Petersburg’da oturmak gibi katmerli bir felakete uğramış, talihsiz on dokuzuncu yüzyıl aydınımıza yeterdi.”
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
John Hopkins Üniversitesi'nde bir öğrencisi Vernon'a (Vernon Benjamin Mountcastle), ''Amerika'da üç binin üzerinde nörobilim profesörü var, neden onlardan biri değil de siz aldınız bu ödülü?'' diye sorduğunda, ''Araştırmalarımı öncü buldukları için bu ödülü verdiler,'' cevabını veriyor. ''Sizin araştırmalarınız niçin öncü?'' sorusuna da gülerek, ''Annem nedeniyle!'' diyor ve anlatıyor: ''Okuldan döndüğümde arkadaşlarımın anneleri, 'öğretmenin anlattıklarını öğrendin mi' diye sorarken, benim annem, 'Vernon, bugün öğretmene iyi bir soru sordun mu?' derdi. Ben soru sormanın önemli olduğunu ve sürekli soru sormam gerektiğini annemden öğrendim.''