Sueda

Sueda
@snylmz
Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz... “Quia multum amavit”
Ankara
70 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2020 19:47
Kitabın temel amacı, kültürümüzü kişilerarası iletişim ve empati açısından incelemektir. Kişilerarası çatışmaların ne ölçüde ortaya çıktığı, nasıl bir çatışma ortamı olduğu (pasif çatışma, aktif çatışma, varoluşsal çatışma), kişilerin sadece karşı taraftaki kişinin ilettiği mesaj nedeniyle çatışma çıkmasının yanı sıra kişinin kendi iç çatışmasından kaynaklı olabileceğinin üstünde durulmaktadır. Her bir bireyin üç benlik durumundan söz edilmekte ve bu benlik durumlarının kişilerde farklı olmasıyla çatışma çıkabileceği, aynı zamanda benlik durumlarıyla yaşamdaki rollerimizin oluşturmuş olduğu problemlerin, rollerimizin katılığı, rol uyumsuzluğu gibi nedenlerden kaynaklı olacağı vurgulanmaktadır.. Empatik bir toplum olma yolunda ilerlendiği taktirde eşzamanlı olarak iletişimde de gelişmeler meydana gelecek ve kişilerarası çatışmalar azalacaktır. Vurgulanmak istenen nokta öğretmene ayağa kalkan toplum öğretmeni anlamalı da. Empatik bir toplum olma yolunda ilerlerken sahip olduğumuz toplumsal değerlerden de uzaklaşmadan yürütülmelidir. Kitap akademik gibi görünse de çoğu kişinin kendinden bir çok şey bulacağı bir kitap aynı zamanda akıcı.
Sanatta ve Günlük Yaşamda İletişim Çatışmaları ve EmpatiÜstün Dökmen · Remzi Kitabevi · 20191,690 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·272 syf.··
2018 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2018 19:07
Ayrılık, ölüm ve kaybetme korkusu... İnsan en çok nerede yaşar? Muhayyilesinde. Yani hayalinde. Aslında başımıza gelen her olay ve ayrılıklara bizim dayanabilme atlatabilme gücümüz de sabrımız da vardır. İnsan daha başına gelmemiş olayları düşünerek sonra olacakları hayal ederek var olan sabrını tüketir.Asıl olay geldiğinde ise tefekkür yapamama, imtihanı tahlil edememektedir. İsyana ve keşkelere düşer. 'Niye o kadar kişi varken varken benim başıma geldi?' 'Zaten yeterince derdim vardı.' gibi düşüncelerin içinde boğulur. Yaşama isteği azalır. Her şey anlamsızlaşır. Ama teslim olsa daha gelmemiş belki de gelmeyecek olaylara sabrını dağıtmasa üstesinden gelinmeyecek zorluk yoktur.Hayatımız içinde yaşadığımız tüm ayrılıklar ve ölüm içinde böyledir. 'Her şey güzeldir ya bizzat güzeldir ,ya netice itibarıyla güzeldir.' deyip incelememi sonlandırayım. Romandan o kadar çok tahlil edilecek mana var ki yaz yaz bitmez. İnsanın psikolojik durumları hakkında da bilgi veriyor. Okunmalı :)
Giderken Bana Bir Şeyler SöyleMustafa Ulusoy · Timaş Yayınları · 20132,076 okunma