Yaradılışımı, geleceğimi, çevremi, insanların farklılığını, duygularımın çeşitliliğini sorguluyordum. Kendimi dinlemeyi öğrenmekti bu yaptığım. Çünkü duyulabilecek kadar yüksek bir ses vardı içimde. Bunu fark edince, dünya üzerindeki bütün insanlar birden yok olsalar dahi yalnız kalmayacağımı anladım. Çünkü ağzımdan çıkan, başkalarının duyabildiği bir sesin yanında, içimde yankılanan ve kimsenin varlığından bile haberdar olmayacağı başka bir ses daha vardı. Demek ki kendimle diyalog kurabilir, aynı konu hakkında yüksek sesle bir söz söylerken, içimden de bambaşka bir cümle kurabilirdim. Dünyayla aramdaki köprüyü ve kendime açılan kapıyı böylece keşfettim.
Ben bu kitaba ilk başladığımda sadece 80 sayfa okuyup bırakmıştım. Yaklaşık 1 sene önce. Karakterler, isimler, mekanlar fazla gelmişti ya da o anki ruh halime uygun değildi sanırsam. Şimdi birkaç gün önce kitaplığımda kalan kitaplarımı bitirmeye çalışırken elime aldım Masumiyet Müzesini. Beylik laflar kesmek istemem. Tek söyleyeceğim ne olursa olsun okuyun ve bitirin. Bunları boğazımda bir düğüm, gözümde iki damla yaş ile yazdığımı söylemekten gurur duyuyorum. Çünkü bir kitap ağlatıyorsa, o kahramanın yaşadıklarını di'li geçmiş zaman gibi anlatabiliyorsanız, o kadar içine almışsa sizi, olmuştur demektir...
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
...insanoğlunun üzerinde durmadığı ilginç şey, mantığımızın en kötü günde bile hiç susmaması, tutkunun gücüne karşı çıkamasa da, yaptıklarımızın çoğunun aslında aşkımızı ve acımızı arttırmaktan başka bir sonuç vermeyeceğini dürüstlükle ve acımasızlıkla bize fısıldamasıdır.