Sidretül Müntehâ

Sidretül Müntehâ
@sofiephilosophia
ياَلله يَارَحْمَان
حِج
199 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Hak şerleri hayr eyler Zannetme ki gayr eyler Ârif ânı seyr eyler Mevlâ görelim n’eyler N’eylerse güzel eyler Kalbin ana berk eyle Tedbîrini terk eyle Takdirini derk eyle Mevlâ görelim n’eyler N’eylerse güzel eyler Hallâk-ı Rahîm odur Rezzâk-ı Kerîm odur Fa-âl-i Hakîm odur Mevlâ görelim n’eyler N’eylerse güzel eyler.
Şiir
MarifetnameErzurumlu İbrahim Hakkı · Ataç Yayınları · 20151,859 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
BEN KİMİM? Kendi gerçekliğimiz içine öylesine hapsolmuş durumdayız ki, tutsaklığımızın farkına varmamız bile son derece güçleşmiş durumda. İnsanlarla yaptığınız günlük konuşmalardan kültür birikiminize kadar, yaşamınız boyunca kazandığınız bütün deneyimler, beyninizdeki mikroskobik ayrıntıları biçimlendirir. Nöral açıdan bakıldığında kim olduğunuz, nerede bulunmuş ve neler yapmış olduğunuza bağlıdır. Beyniniz yorulmak bilmeden biçim değiştirir ve sahip olduğu devreler sistemini sürekli olarak yeniden kurar. Deneyimleriniz benzersiz olduğundan, beyninizdeki nöral ağların içerdiği geniş ve ayrıntılı örüntüler de benzersizdir. Beyniniz yaşamınız boyunca değişmeye devam edeceğinden, kimliğiniz de aslında yer değiştiren bir hedeften farksızdır; nihai varış noktası yoktur.
Edebiyat-Düşünce
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
Puan vermedi
Duhâ sûresi Mekke’de nâzil olmuştur.11 âyettir. İsmini birinci âyette geçen ve güneşin ışığının iyice ortaya çıktığı “kuşluk vakti” mânasına gelen اَلضُّحَ (duhâ) kelimesinden alır.Mushaf tertîbine göre 93, iniş sırasına göre 11. Sûredir. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla 1. Yemin olsun güneşin yükselip en parlak hâlini aldığı kuşluk vaktine, 2. Karanlığı koyulaşır sükûnete erdiği zaman geceye ki: 3. Rasûlüm! Rabbin seni ne terketti ne de sana darıldı. 4. Senin için sonsuza dek bir sonraki an, bir önceki andan, âhiret de dünyadan daha hayırlı olacaktır. 5. Rabbin sana istediklerini verecek, sen de râzı olacaksın. 6. O, seni yetîm olarak bulup barındırmadı mı? 7. Seni dinî hükümlerden habersiz bulup vahyederek dosdoğru yola eriştirmedi mi? 8. Seni yoksul bulup zengin etmedi mi? 9. Öyleyse sakın yetîmi ezme, onu küçümseyip üzme. 10. İsteyeni de azarlama. 11. Rabbinin her türlü nimetini şükürle an ve anlat!
Duha Suresi İnşirah Suresi Tın SuresiCemâlnur Sargut · Nefes Yayınları · 201914 okunma
Nur Muhammed(a.s.m)
Puan vermedi
O An… Kainat, hürmet ve haşyet içinde Efendisini beklemekte idi. Her varlık, kendisine mahsus diliyle, hal ve hareketiyle bu emsâlsiz insana “hoş-âmedi”de bulunmak üzere sevinç içinde hazır durumda idi. Tarih:Milâdî 571, Nisan ayının yirmisi. Fil Vak’asından elli veya ellibeş gece sonra. Kamerî aylardan Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi. Mekke’de mütevazı bir ev. Günlerden Pazartesi. Vakit, vakitlerin sultanı seher vakti. Bu mütevazı evde ve bu eşsiz vakitte muazzam ve eşsiz bir hadise vuku buldu: Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m.), dünyaya gözlerini açtı! Bu göz açışla birlikte âlem, sanki birden elem ve mâtemini unutarak sürura garkoldu. Karanlıklar, ânında nurla yırtılıverdi. Kâinat, sevinç ve heyecan içinde adeta, “Doğdu ol saatte Sultan-ı Din/ Nura garkoldu semâvât-ü zemin” diye haykırdı.
Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı (Tek Cilt)Salih Suruç · Nesil Yayınları · 2022245 okunma
“Haberin var mı taş duvar?”
10/10
·184 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 09:56
Zemheri de uzadıkça uzadı, Seni, baharmışsın gibi düşünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi, Nelere nelere baskın gelmez ki Seni düşünmenin tadı… …kendini, Nuh’a beşikler yapan, Havva Ana’yı dünkü çocuk sayan Anadolu yerine koyar ve sorar: “Tanıyor musun?” Uygar dünyada fukaralıktan utanan insandır o; yine sorar : “Görüyor musun?” Anadolu’nun yetiştirdiği nice adamın adını anar; sorar: “ Duyuyor musun?” Her kesimden halkı direnmeye çağırırken yalvarır gibidir: “ Dayan rüsva etme beni.” Anadolu’nun kurtuluşuna şiirin aynasını tutarken de, “ Kızlarım,/ Oğullarım var gelecekte, / Her biri cihan parçası ,” der; yine sorar: “ Anlıyor musun?” Nâzım Hikmet, şehirlerin şairidir. Ovadan seslenir insanlara, büyük düzlüklerden . Ovada akan “ büyük ve bereketli bir ırmak “ gibidir. Uygardır. Ahmet Arif ise dağları söylüyor. Uyruklular tanımayan yaşsız dağları “ âsi” dağları. Uzun ve tek bi ağıt gibidir onun şiiri.” Daha deniz görmemiş” çocuklara adanmıştır. Kurdun kuşun arasında, yaban çiçekleri arasında söylenmiştir, bir hançer kabzasından işlenmiştir. Ama o ağıtta, bir yerde, birdenbire bir zafer şarkısına dönüşecekmiş gibi bir umut ( bir sabrı, daha doğrusu bir hırs), keskin bir parıltı vardır. - Cemal Süreyya Cesareti söylüyor Ahmet Arif. Yiğitliği. Bir pınar gibi, bir yeraltı suyu gibi, bir tipi gibi. - Dostuna yarasını gösterir gibi. Okuduğunuz her mısraya , o kadar aşinasınız ki.. İnsan olarak yüreğe dokunan her cümleye, her mısraya aşinayız aslında. İşte Ahmet Arif Lütfen okuyun okutun. Vurun ulan, Vurun, ben kolay ölmem.
Şiir
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma