II. Filip oğlu iskendere eğitim vermek adına eğitmenler aramaktadır. O dönemde bu eğitimi verebilecek büyük sofistler vardır fakat herkes Aristoyu önerir. Haber Aristoya gider, Aristo Filip'in yanına elinde oldukça uzun bir liste ile çıkar ve der ki "bu listedeki bütün şartları sağla, oğluna ders vermeyi kabul edeyim". Filip listenin uzunluğu karşısında dumura uğrar ve parlar "sen kimsin ki senin şu kağıtta yazan şartlarını kabul edeyim, emrimde birçok sofist kölem var benim.". Aristo sakindir ve şöyle söyler " bir köle bir köle yetiştirecektir, özgür kişi ise özgür bir kişi yetiştirecektir.". Aristo velhasıl Büyük iskenderi eğitti.
"Bardak dolu" ( Optimist ) "Bardak boş" ( Pesimist ) "Bardak yok " ( Nihilist) "Bardak benim olmalı" ( Emperyalist ) "Bardaktan seri üretime geçelim" (Kapitalist) "Bu bardak ne yenir be" ( Mazohist ) "Bardağı alın oradan kırarım yoksa"(Sadist) "Bi bardak su versene" ( Konformist ) "Bardağın güzelliğine bak, aynı ben" ( Narsist ) "Bu bardağı da bulamayanlar var" (Hümanist ) "Bardağı bize vermezseniz onu bir daha göremezsiniz" (Anarşist) "Bardağı yoldaşlarla birlikte kullanalım" (Komünist) "Bardağı yıkarken kırmayalım" (Sosyalist) "Yarısı dolu yarısı boş bardak ne demek? kırın gitsin" (Faşist) "Bazen öyle bi bardak düşlüyorum ki" (Ütopist) "Kadın bardağı aldı ve narin dudaklarına götürdü (Senarist) "Bu bardak sadece benim" (Egoist) "Bi kere ince belli bardak ne demek?" (Feminist) "Bu bardaktan bir gün öyle çok olacak ki (İdealist) "Bardak gibi görünüyor da test edelim bakalım bardak mı?" (Pozitivist) "Bu bardağın asıl sahibi kimse fikrimi ona söylerim" (Despotist) "Bardak yenmez ağızı kesilir, insan eti mi bu (Kanibalist) "Bardağı metal tercih ederim, bu hemen kırılır" (Militarist) "Bardakları asıl yüz yıl sonra gör bak nasıl olacak" (Fütürist) "Bardağın çizgileri çok keskin" (Kübist) "Bardak güzel de biraz büyük" (Minimalist) "Bardak kesin bizim imalatımız, kimse böyle yapamaz (Şovenist) "Bardağı odanıza yolluyorum efendim" (Resepsiyonist ) "Bardağın altında karşıt renkten bir örtü koyamadınız mı?" (Sitilist) "Kolay bir obje; rahat çizilir" (Karikatürist)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hasan Ali Yücel Klasikleri Tam Listesi
No Kitap Adı Yazar I Ütopya Thomas More II Devlet Platon III Denemeler Montaigne IV Poetika Aristoteles V Söylevler Cicero VI Tragedyalar Sophokles VII Hamlet William Shakespeare VIII Faust Goethe IX Kendime Düşünceler Marcus Aurelius X İlahi Komedya Dante Alighieri XI Prens Machiavelli XII Gargantua François Rabelais XIII Candide Voltaire XIV Toplum Sözleşmesi Jean-Jacques Rousseau XV Türlerin Kökeni Charles Darwin XVI Seçme Öyküler Anton Çehov XVII Don Quijote (2 Cilt) Cervantes XVIII Ölü Canlar Nikolay Gogol XIX Madam Bovary Gustave Flaubert XX Karamazov Kardeşler Dostoyevski XXI Savaş ve Barış (2 Cilt) Lev Tolstoy XXII Kırmızı ve Siyah Stendhal XXIII Gureba-yi Laklakan Ahmet Haşim XXIV Mai ve Siyah Halid Ziya Uşaklıgil XXV Eylül Mehmet Rauf XXVI Şehir Mektupları Ahmet Rasim XXVII Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar XXVIII Sergüzeşt Samipaşazade Sezai XXIX Kiralık Konak Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Büyüyünce sofist olacağım
AVRUPA'NIN ÖKÜZLERİ BARIŞMAZ!..
(...) Lem'alar'ta bir "ikiz iki dehâ" analizi var: "Şimdi buna dikkat et: Eski Roma, Yunanın iki dehâsı vardı; bir asıldan tev'emdi. Biri hayâl-âlûddu, biri maddeperestti. Su içinde yağ gibi imtizaç olamadı. Mürûr-u zaman istedi, medeniyet çabaladı, Hıristiyanlık da çalıştı. Temzicine muvaffak hiçbiri de olmadı. Her biri istiklâlini filcümle hıfzeyledi. Hattâ el'an âdetâ o iki ruh, şimdi de cesetleri değişmiş. Alman, Fransız oldu..." ilâ âhir. Devamını sonraya bırakmakla birlikte şöyle bir soruyla yüzleşelim hemen: "İkiz iki dehâ" nedir? İdeoloji midir? Sistem midir? Kavim midir? Felsefe midir? Eğilim midir? Nasıl-nice bir şeydir ki, evvelâ Roma-Yunan ile görünmüş, ancak Bediüzzaman'ın yaşadığı çağa da Alman-Fransız olarak gelebilmiştir? Pierre-Joseph Proudhon'nun Sanatın Prensibi isimli kitabını okurken yeni bir bakış açısı kazandığımı söyleyebilirim mevzua dair. Özeti şöyle: Proudhon, reform hareketi ile Roma, Rönesans hareketiyle de Yunan arasında bağlar kuruyor. Ona göre ne "reform" ne de "rönesans" Batı için yeni şeyler değil. Ya? Özündeki "yol açıcı" değerlere geri dönmüş oluyor onlarla Avrupa. Tabii biraz daha açılması gerek buranın. "Yol açıcı" ne demek? Putperest Roma'nın İsevîlikle yaşadığı kavgayı nasıl aştığını anımsayalım şimdi: Kanlı bastırma çabalarının ardından pes etmişti imparatorluk. Hristiyanlığı da putperestlikle barıştırarak sinesine basmıştı. Hatta imparatorluğun resmi dini olarak kabul etmişti. Böylece düzenin devamı güvenceye alınmıştı. Eğer Roma Hristiyanlığı kabullenmeseydi parçalanması işten bile değildi. Parçalanmak yerine hasmıyla uzlaşmayı seçti. Tıpkı bugün liberalizmin gittiği her ülkenin "satılabileceklerine" yaptığı gibi... __Binlerce yıl önce yaşanan bu hâdise Roma için bir "reform" anlamına geliyordu. Evet. Dinlerini değiştirmişlerdi.
Yalnızca rekabet beni bir şair, bir sofist , bir hatip yapabilir. Plato