Sana en değerli şeyimi bırakıyorum. İçimdeki şarkıları. Tam iki yüz yetmiş altı şarkı. Hepsi başka başka dillerde. Çince bile var içinde. Ama ben en çok Fransızcaları severim. Je ne veux pas travailler... çalışmak istemiyorum... Je ne veux pas déjeuner, kahvaltı etmek de istemiyorum, je veux seulement oublier, sadece unutmak istiyorum.
Bir yüzyıldır arabacıların küfretmediği, birbirine sövüp saymadığı, atların kaçığ gitmediği, köpeklerin ısırmadığı, kedilerin tırmalamadığı, kısacası tartışmanın gölgesine bile rastlanmayan bir kent bu! Sulh ceza mahkemelerinin bile bütün bir yıl iş olmadığı için çalışmadığı bir kent! Sanatın da işin de, hiç ama hiçbir şeyin coşku yaratmadığı bir kent! Yüz yıldır hiç tutanak tutulmamış, jandarmaların laf olsun diye ortalıkta dolaştığı bir kent! Üç yüz yıldır ne bir yumruğun ne de bir tokadın atıldığı bir kent! Böyle devam edemez, bütün bunları değiştireceğiz, anlıyorsunuz değil mi üstat Ygéne?
Sayfa 21 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu