u.g.

Puan vermedi·392 syf.··
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 20:46
galibi oldugun harpten oyle agir yarayla cikarsin ki zafer dediğin sey bozgun hükmünde olur. ecnebiler bu sozde zafere, epir kralindan mulhem "pirus zaferi" derler. insan zihni, ahlak kaideleri ve mevcudiyetinin en tabii cüzü olan icindeki hayvanin sonu gelmez harp sahasidir. bu harbin galibi de maglubu da harpten kırılarak çıkar. butunluk bozulur, hicbir sey eskisi gibi olmaz. icindeki cagri ile toplumun cagrisi bir daha kesismemek uzere koparlar birbirinden. kirik hayatlar bu harp malullerinin romani. annesinden sopa yiyince yine annesine sarilip ağlayan cocuklar gibi, bu harp malulleri de teselliyi yine kendisini kiranlarda arar. insan vicdani bu harpte ahlakın yaninda saf tutar ama vahsi hayvanin kazanmasi icin gizlice dua eder. bu ikilik onun en buyuk lanetidir. ruhun en kuytu koselerindeki minik hesaplari, zihnin karanlik dehlizlerindeki fisiltilari boylesine isabetle yaziya dokecek seviyede psikolojik tahlil becerisini halit ziya nasil edindi merak ediyorum.
Kırık HayatlarHalid Ziya Uşaklıgil · Dergâh Yayınları · 20172,552 okunma
Reklam
9/10
·202 syf.··
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 21:26
8 hikayeden oluşan kitap, karakterler tipik oguz atay karakterleri, bazen kazanan, bazen kaybeden ama sonunda daima kaybeden, aklında kalan onca seye karşılık elinde hiçbir sey kalmayan ama tutunmak için sürekli çırpınanlar, kısaca bensenobizsizonlar... kendi hayatının bile başkahramani olamayan, toplumsal statüsü "nasilsin bakalim?" sorusundaki bakalim ile yüzüne vurulan, dolayisiyla hal hatir sormayi bile esit bir zeminde yapamayan cemberin disindakiler... kişisel zevkime gore tutunamayanlar'dan biraz az, tehlikeyi oyunlardan daha fazla okuma hazzı veren bir kitap. oğuz atay keske erken yasta ölmeseydi, keske daha cok eser birakabilseydi. kitaptan güzel bir cumlesini de yazayım şuraya hemen: "iyi seyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insani. suruncemede kalan heyecanlardan ancak kötü seyler çıkar"
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
9/10
·368 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 20:27
kamplara bölen -izm'lerin, cılkı çıkmiş -cılıkların sahneden cekildigi bu donemde, antik yunan'a ait rasyonel düşünce, pagan inanışlar ve platoncu mistik evren tasavvuru hıristiyanlık ile harmanlanır. ve ortaya ne cikar? insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bir sanatsal üretim dönemi, birbiri ardına sahneye çıkan dahiler, sanatçıları himaye konusunda yarış halindeki soylu aileler, venüsün doguşundan isa'nın son akşam yemeğine, üc kralin secdesinden musa'nın mısır'dan çıkışına, mona lisa'dan adem'in cennetten kovuluşuna uzanan bir yigin şaheser... donemin mahsulu belli basli sanatçılari ve geride biraktiklari eserleri hikaye ve analizleriyle kitaptan okumak büyük keyifti.
Rönesans Düşüncesi ve Resim SanatıNilüfer Öndin · Hayalperest yayınevi · 201679 okunma
9/10
balkan harbi, trablusgarp direnişi, yemen isyani, cihan harbi ve milli mücadele, goz acip kapayincaya elden cikan balkanlar, ırak, hicaz, filistin, vatanindan sürülen, camilerde yatan muhacirler, cephelerde verilen milyonlarca kayıp, sarikamis'ta soguktan, kanal'da sıtmadan ölen askerimiz, cephe gerisinde eşkıyalık, açlık ve sefalet, 6-7 milyona düşen nufus, yıkılan imparatorluk, devrilen saltanat, isgal altinda izmir, bursa hatta 1000 yillik payitaht istanbul, yerle yeksan olmus bir cografyada kadim bir imparatorlugun yikintilari uzerine kurulmus genç cumhuriyet, savaştan bitkin düşmüş bir halk ama daha soluk alamadan gelen (ve gelmek de zorunda olan) yagmur gibi yağan devrimler 500 senelik bir donem icin bile bas döndürücü olan bu olayları, bu topragin insanlari 15 senede yaşadı. huzur bu travmanin yani huzursuzlugun romani. daha yeni yeni emeklemeye başlayan cumhuriyet henuz kimligini bulamamistir. ne büsbütün eskiyi terk edebilmiş ne de yeni nizamin işleyişine kendini birakabilmistir. bu kimlik bunalimina bir de yaklasmakta olan ikinci cihan harbinin endişesi eklenir. buhranin orta yerinde birbirinin varligina sarılıp yürüyen mumtaz ve nuran'in hikayesine istanbul'un her seye ragmen yok edilemeyen guzelligi eslik eder, arkadan dede efendinin nagmeleri duyulur. bir bahar dalinin altına sığınır gibi birbirine sığınan bu aşıklar, etraflarindakilere kendi içlerindeki saadet duygusunu gecirirler, kisa da olsa istanbul'un huzurlu zamanlari hatirlanir. yahya kemalin dedigi gibi düşülür bir hayale, zevk alınır belki hala o besteler çalınır gemiler gecmeyen bir ummanda
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 200821,4bin okunma
10/10
·368 syf.··
2013 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2013 00:00
işlerinden başka işleri olmayanların, bütün hayatını bir kambur gibi sırtında gezdiren biçare insanların, ne yaşadığı hayatı beğenen, ne de yenisine gidebilecek kudrete sahip olan mazlumların, topluluk halinde ruya gorenlerin, uçuruma uzatılmış bir kalas üzerinde yürür gibi sade tehlike ve muvazeneden ibaret bir hayat yaşayanların, butun teferruatta isabet kaydedip, esasta yanılanların, hakikat denen duvarın ötesine geçmek için bir delik bulup yaşayanların, hürriyeti içinde bulanların, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınanların, ihtiyaç ve mahrumiyetin adeta ikinci bir deri gibi vücuduna yapışmış olarak dolaşanların manifestosu. türk edebiyatının zirvesi. sıradan insanın sıradan davranışlarını tespite dayanan günümüz mizah anlayışının nüvesi. günümüzde ancak post-truth şeklinde kavramsallaştırılan, kollektif olarak bir yalana inanma ve onun hakikatin yerine geçmesi durumunun en güzel anlatıcısı. mutlu olmak için kendilerine topluluklar kuran ve toplu olarak uydurdukları yalanlara inanan zavallıların romanı. en saygın, en büyük dediklerimizle zırdeliler arasında sandığımız kadar fark olmadığını gösteren şaheser. her sene bir defa okuyorum mutlaka, size de tavsiye ederim. (inceleme, kitap hakkinda başka bir mecrada yazdığım iki yazının kopyasidir)
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201053bin okunma
Reklam