Sonra dağları aşsan ne fayda?
Bir adam gelecekte çok rahat etmek için gençliğini, sağlığını ve sevdiklerini ihmal eder. En nihayetinde büyük bir servet edinir ama geriye dönüp baktığında yapayalnızdır, ne dertleşecek bir dostu kalmıştır ne de o paranın tadını çıkaracak dermanı. Bir de akşam eve dönerken fırından sıcak bir ekmek alıp, evinde ailesiyle çorbasına banarak gülen, o anın tadını çıkaran birini hayal edin. Hangisi gerçekten yaşamıştır? Tolstoy bize tam olarak bunu anlatıyor. Hayatı hep bir sonraki istasyona ulaşma yarışı olarak görüyoruz. Ev alalım, araba alalım, kariyer yapalım derken elimizdeki en değerli şeyi, yani şu anı ve sevgiyi çöpe atıyoruz. Oysa dünya malı dünyada kalıyor. Ruhumuzu gerçekten doyuran tek şey, bir insanın gözünün içine bakarak hissettiğimiz o sıcak bağdır.
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her şeye geç kalmış gibi hissedip şuan da yapmış olduğunuz şeyleri boşa harcıyor çerçöp olduğunu fark ettiniz mi? Her şeyi aynı anda yapmaya kalkışmak da size aynı sonucu verir aslında. Yani her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak aslında hiçbir şey yapmıyorsun demek oluyor. Tabi bunu hangi açıdan baktığınıza bağlı olarak değişir. Size bardağın hem dolu tarafından bakmayı hem de boş tarafından bakmanın nasıl olduğunu açıklayayım. Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmanın iyi bir yönü varsa o da tek bir yöne odaklanmamaktır. Sabit olmayıp, birden fazla şeyle meşgul olup, tek bir şeye odaklanmayıp, rutinsellikten çıkarsınız. Bu bardağın dolu kısmı. Boş kısmı ise her şeyi aynı anda yapmaya kalkışmak sizi strese sokabilir ve onu yapmam gerek, bunu yapmam gerek derken eliniz ayağınıza dolanabilir. Aynı zamanda işin sonunda ne kadar iş yaptığınıza bakarsak eğer belli bir süre yapılması gereken 5 iş varsa siz hepsini aynı anda yapmaya çalışıp süre yetiremeyebilirsiniz. Bu demek oluyor ki o sürenin sonunda elde etmiş olduğunuz iş sayısı sıfır. Diyebilirsiniz ki ben aynı anda yapıyordum. Ama bunun hiçbir önemi yok. Sonuç odaklı bakarsak elde var sıfır. Bu da bardağın boş kısmı. Demek istediğim şu ki sonuç odaklı gitmenizdir. Eğer gitmezseniz sıfırlarınız olur. Yazı bana aittir.
Duygu ve Düşünce
Kuru dallar, çatılar, yollar üstü bembeyaz karlar vardı. Sonra pembeli beyazlı çiçeğe büründü badem, kayısı, elma ağaçları.. O gelinlik giymiş gibi ağaçlardan da eser kalmadı.. Bahar hangi ara aramızdan sıyrıldı gitti. Neyse ki çağıldayıp akan sular var ve gök halen mavi, buğday sarısı zamanlara geçeken.. Zirvelerde karlar erirken içimizden geçe geçe nasıl eriyormuş ömür sermayesi..
En kötü duygu diye birşey yoktur. O duygunun miktarına bağlı birşeydir. Çünkü mutluluk bile bir süre sonra acı verir
10 Muharrem 1448 özel dua
​Ya Rabbi, Ya Erhamurrahimin; ​Senin sonsuz merhametine sığınarak, Aşure Günü'nün o mübarek ikliminde huzuruna geliyoruz. Bugün yaşanmış tüm hikmetli olayların hürmetine, kalbimizdeki tüm samimi duaları senin yüce katında kabul eyle. ​Ya Rabbi! Hazreti Adem (a.s.)'ın tevbesini kabul ettiğin gibi, bizim de işlediğimiz tüm hata ve günahlarımızı bağışla, bizi temizle ve tevbelerimizi katında makbul eyle. ​Ya Rabbi! Hazreti Nuh (a.s.)'ı tufandan selamete çıkardığın gibi, bizi de hayatın çalkantılı tufanlarından, kederlerden ve bizi boğmaya çalışan dünyevi sıkıntılardan kurtar, bizi selamete ulaştır. ​Ya Rabbi! Hazreti İbrahim (a.s.)'ı ateşin içine attıklarında, o ateşi ona serin ve selametli kıldığın gibi; hayatımızdaki her türlü maddi ve manevi kötülüğün, üzerimize yönelen hasetlerin, bizi yakıp kavuran dertlerin ve nefsimizin ateşinin bize dokunmasına izin verme. Bizi her türlü şerden muhafaza eyle ve ateşlerimizi serinliğe, huzura çevir. ​Ya Rabbi! Hazreti Yunus (a.s.)'ı balığın karnından, o karanlıklar içerisinden çıkarıp selametine ulaştırdığın gibi, bizi de içinde bulunduğumuz çaresiz ve imkansız görünen durumlarımızdan, ruhumuzu sıkan dertlerimizden selametle çıkar. ​Ya Rabbi! Hazreti Musa (a.s.)’ı ve kavmini firavunun zulmünden kurtarıp denizi onlar için yol kıldığın gibi; içimizdeki ve dışımızdaki tüm firavuni nefislerden, bizi hakikatten alıkoyan tüm maddi ve manevi putlardan, özgürlüğümüze ve imanımıza kasteden her türlü engelden bizleri halas eyle. ​Ya Rabbi! Hazreti Yusuf (a.s.)'ı kuyudan çıkarıp aziz eylediğin, Hazreti Eyyüb (a.s.)’a hastalıklarının ardından şifa verdiğin gibi; bizleri de derin kuyulardan, yalnızlıklardan ve her türlü maddi-manevi hastalıklarımızdan kurtararak feraha eriştir. Ya Rabbi! Bizleri nefsimizin arzularından, gafletin