Monte Cristo Kontu
Eskiden rengarenk uzun elbiseleriyle son derece zarif görünen Türkler, şimdi düğmeli mavi redingotları ve kendilerinikırmızı tıpalı şarap şişesi gibi gösteren Yunan fesleriyle iğrenç bir görüntü sergilemiyorlar mı? - “Sayın Dumas, kesinlikle size katılıyorum..”
Aylak Adam romanına; “Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi, içimdeki sıkıntı eridi.” diye başlayan Yusuf Atılgan, öyküsünü şöyle sonlandırıyor; “Sustu, konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı.”
Reklam
zynp icin aciga aldim sonra gzlcm bir hafta sonra fln
17.06.2021
Bana "bu hayatta en çok ne olmayı sevdin?" diye sorsalar, "Hafız olmayı" derdim... 🥹 Doğum günümde, yeni yaşımla beraber gelen en güzel hediye bu oldu... 💕 .... Dile kolay, hafızlığımı bitirişimin 5. Sene-i devriyesi... Ömrümüm en güzel zamanları... En kıymetli yaşımı feda ettiğim bir nimet olarak kalbime nakşedildi... Her bir göz yaşım.. her bir sevincim.. uykusuz kaldığım Teheccüd vakitleri.. hepsi yoldaşım olan Kur'an'ı Kerim'imle beraber yaşandı ve anlam buldu... En deli dolu, en hareketli yaşlarımı bu yola vermiş olmak kalbime öyle güzel bir huzur veriyor ki... Bazen yoruldum, bazen pes edecek gibi oldum ama her defasında sayfaları açınca o yorgunluk uçup gitti... Şimdi geriye dönüp baktığımda, o uykusuz gecelerin, zorlandığım anlar, o günlerde verdiğim mücadeleyi, düştüğümde tekrar kalkışlarımı... düşündükçe içim bir tuhaf oluyor... Ama her birine 'iyi ki' diyorum.... İnsan hayatta kendine çok şey katabilir ama kalbine bir yol arkadaşı bulması bambaşkaymış... Kelimeler yetmiyor bu şükre... Ama bugün kalbimdeki o tatlı huzuru hissedince, feda ettiğim her saniyeye fazlasıyla değdiğini görüyorum... Bu öyle bir bağ ki, hayat boyu ne olursa olsun hep sığınacağım güvenli bir liman gibi benimle kalacak... Bana bu kutsal emaneti göğsümde taşımayı nasip eden Rabbime sonsuz şükürler olsun... Hayatımın en doğru, en kalpten 'iyi ki'si bu... Geçen 5 yıl bana öğretti ki hafız olmak sadece ezberlemek değil, O'nu hayatın her anında yaşatabilmekmiş... .....
Ben seni severken içimde bin çocuk yaşardı. Ellerin ellerimdeyken çocuklar parklarda koşardı. Sonra sen gittin sevgilim o çocuklar öldü. Bilirsin bu dünyanın felaketi çocukların ölümleridir.
Bu zalim insanların beni üzmesine izin vermemek için güçlü görünmeye çalışıyorum. İçim kan ağlasa bile bunu dışarıya yansıtmıyorum; çünkü insanların en çok insanın yaralarından vurduğunu biliyorum. Yapmadıkları bir şey değil çünkü Hayattan beklentim çok büyük değil. Güzel yaşayıp güzel ölmek dışında hiçbir şey istemiyorum. Ne evlilik, ne kariyer, ne de çocuk... Sadece huzurlu bir ömür ve temiz bir son.
Reklam
Reklam