8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
1970’li yılların sonu… Türkiye siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir karmaşanın içindedir. Üniversitelerde, sokaklarda ve mahallelerde çatışmalar yaşanırken toplum giderek daha keskin çizgilerle ayrılmaya başlar. İnsanlar farkında olmadan büyük bir kırılmaya doğru sürüklenmektedir.Roman, bu atmosferi Çorum Olayları ekseninde anlatıyor. Alevi-Sünni çatışmasının nasıl körüklendiğini, yıllardır bir arada yaşayan insanların nasıl birbirine düşman hâline getirildiğini ve yaşanan olayların arkasındaki görünmeyen güçleri gözler önüne seriyor. Yazar, yalnızca sokakta yaşananları değil devlet içindeki yapılanmaları, istihbarat faaliyetlerini, darbe hazırlıklarını ve uluslararası güçlerin Türkiye üzerindeki hesaplarını da hikâyeye dâhil ediyor. Hikâyede CIA ajanı Peck’in faaliyetleri, Türkiye’de oluşturulmaya çalışılan kaos ortamı ve ülkenin adım adım 12 Eylül Darbesi’ne götürülüşü önemli bir yer tutuyor. Bir yandan siyasi hesaplar yapılırken diğer yandan Metin ve Ceren de kendilerini Çorum’da yaşanan olayların tam merkezinde buluyor. Bakalım bu çalkantılı günler onların hayatını nasıl etkileyecek? Osman Balcıgil’den okuduğum ikinci kitap oldu. Daha önce Nahit Hanım’ı okuduğum için yazarın kalemine ve tarihî olayları kurguyla bir araya getirişine az çok aşinaydım. Bu kitap da beklentimi karşılayan bir okuma oldu. Kitapta birçok tarihî olay ve bilgiye yer verilmesine rağmen anlatımın akıcılığı hiç kaybolmuyor. Sayfalar ilerledikçe hem yaşanan olayları hem de olayların arka planını daha net görmeye başlıyoruz. Yazar, o yılların gerginliğini, belirsizliğini ve karmaşasını oldukça başarılı bir şekilde aktarmış. Tarih, casusluk, macera ve aşkı aynı hikâyede buluşturan bu romanı keyifle okudum. Yakın tarihe ilgi duyanların da severek okuyacağını düşünüyorum.
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,105 okunma
7/10
·365 syf.··
2026 31. kitabı
Büyük Selçuklu Sultan'ı Melikşah'ın istediği üzerine yazılan eser devlet idaresi hakkında öğütler, hikayeler, kıssalar içeriyor. Nizam-ı Mülk'ün 30 yıl süren vezirliği sonucu bildiği ve gördüğü devlet siyaseti ve daha önceki devletlerin incelemesi sonucu tüm tecrübelerini bu kitapta toplayarak Sultan için bir el kitabı hazırlamış. Kitapta konu konu ayrılmış tekrarlarda içeren 51 fasıl bulunuyor. Kadın ve devlette ki hatta hayatta ki rölü bence çok sert incelenmiş . Diğer dinlere ve inanışlara karşı tutumu da aynı şekilde sert buldum. Tabiki o dönem haşaşiler ve diğer bâtınî mezhep calışmaları çok kötü olsada İslâm'daki höşgörü politikasını uygunluğu bence tartışılır. Cihat ve ceza için kesinlikle bu şekilde düşünmüyorum. Kitap genel olarak okunması gereken özellikle Devlet kademesinde olanlar için kesinlikle okunmalı dediğim eserlerden. Ağır bir kitap olarak düşünsemde çeviri rahatlığıyla çok rahat okunabiliyor. Nizamülmülk Siyasetname
1000Kitap
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,701 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·344 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:10
Murat Gülsoy’un Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık kitabı, yaratıcı yazarlığı “nasıl yazılır?” formatında öğreten klasik bir kılavuzdan çok, yazının doğasını ve kurmacanın nasıl çalıştığını sorgulayan bir metin. Yazar burada okura hazır formüller sunmak yerine, hikâyenin nasıl kurulduğunu, neden inandırıcı olduğunu ve okurla metin arasındaki görünmez ilişkiyi anlamaya davet ediyor. Kitap, özellikle edebiyatın “büyüsünü bozarak” arka planını gösterme fikri üzerine kurulu. Yani bir hikâyeyi okurken hissettiğimiz etkiyi oluşturan teknikleri, yapı taşlarını ve anlatı stratejilerini görünür hale getiriyor. Bu yönüyle hem yazmaya ilgi duyanlar hem de okuduğunu daha derin anlamak isteyenler için düşündürücü bir kaynak. Ancak kitap, tamamen pratik odaklı bir rehber değil. Daha çok teorik ve denemeye yakın bir anlatımı var. Bu yüzden yeni başlayan biri için zaman zaman ağır veya soyut gelebilir. Buna karşılık yazı üzerine düşünen, metin çözümlemeyi seven okurlar için oldukça besleyici. Sonuç olarak Büyübozumu, yazarlığa teknik bir yol haritası çizmekten çok, okura “yazı nasıl çalışır?” sorusunu sorduran bir kitap. Yazmaya sadece başlamak değil, yazıyı anlamak isteyenler için güçlü bir referans.
Büyübozumu: Yaratıcı YazarlıkMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2019742 okunma
şimdi ondan ne ki kaldı, unutulmuş bir kapı belki kaldı.
8/10
·136 syf.··
2026 12. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:01
Mahir Ünsal Eriş’in Acaip kitabından sonra bu kitap biraz daha durağan gelse de, o Sarıyaz gününü her bir karakterin bakış açısıyla anlatması, anlatırken düşündürmesi keyifliydi. Ama en çok bir karakterde gülerken, diğer karakterde ağlamak gerçekten etkiledi. Keyifli okumalar.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20195,6bin okunma
5/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 07:38
Judith Hermannın ilk bakışta bir anı kitabı gibi görünse de aslında hafıza aile kimlik ve yazarlık üzerine kurulmuş derinlikli bir iç hesaplaşma metnidir. Hermann yaşamını kronolojik bir düzen içinde anlatmak yerine, zihninde kalan anı parçalarını eksik hatırlamaları ve geçmişe dair sorgulamalarını bir araya getirerek okuru kendi iç dünyasına davet eder. Bu yönüyle eser bir yaşam öyküsünden çok geçmişin insan belleğinde nasıl şekillendiğini araştıran edebi bir düşünce metni niteliği taşır. Kitap boyunca yazarın özellikle ailesiyle daha da önemlisi babasıyla kurduğu karmaşık ilişki dikkat çeker. Ancak Hermann bu ilişkiyi anlatırken ne hesaplaşmacı ne de suçlayıcı bir tavır benimser daha çok anlamaya çalışan geçmişe mesafeli ama dürüst bir gözle bakan bir anlatıcı olarak karşımıza çıkar. Bu yaklaşım anlatılanların samimiyetini artırırken okurun da kendi aile ilişkileri ve geçmiş deneyimleri üzerine düşünmesine neden olur. Eserin en etkileyici yanlarından biri hafızanın güvenilirliğini sürekli sorgulamasıdır. Hermann zaman zaman anlattığı bir olayın gerçekten öyle yaşanıp yaşanmadığından emin olmadığını dile getirir ve böylece okura geçmişin aslında sabit bir gerçeklik değil sürekli yeniden kurulan bir anlatı olduğunu hissettirir. Bu durum kitabı yalnızca kişisel bir anlatı olmaktan çıkarıp evrensel bir sorgulamaya dönüştürür. Anlatım dili ise son derece sade, duru ve inceliklidir. Yazar büyük olaylara ya da dramatik kırılmalara yaslanmaz aksine sessizliklerden yarım kalmış cümlelerden ve küçük ayrıntılardan güçlü bir atmosfer yaratır. Okurken çoğu zaman Hermannın anlattıklarından çok anlatmadıklarının etkisi hissedilir. Bu nedenle kitap hızlı akan bir olay örgüsü arayan okurlar için durağan gelebilir ancak metnin asıl gücü de tam olarak bu sakinliğinde saklıdır. Kişisel
Alıntı
Birbirimize Her Şeyi SöyleyebilirdikJudith Hermann · Sia Kitap · 2025594 okunma
yorulduk be usta
Puan vermedi·192 syf.··
2026 43. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:58
Evet çok yorucuydu okumak. Kitapta olaylar karakterlerin ağzından anlatılmış fakat anlatan kişi bir anda cümleyi yarıda kesiyor ve başka bir karakter alakasız saçma sapan bir cümleyle bişeyler söylüyor ve kim olduğunu anlamıyorsunuz bile. Zaman atlaması da cabası. 1930 da mıyız günümüzde miyiz, kim konuşuyor hangi konuyu anlatıyor anlamaya çalışırken bari cümleni tamamla be kadın aman öfff. Yazar farklı bir teknik denemek istemiş de gerek var mıydı buna gerçekten? Oysa ki konusu son derece ilgi çekici ve güzelken.. Neyse olan olmuş okuduk bitti :) Özgür ruhlu kadınların fazlasıyla göze battığı ve toplumdan dışlandığı yıllar, kızlarını akıl hastanesine kapatıp, 61 yıl boyunca o kız hiç yaşamamış gibi hayatlarına bu sırla devam edebilen manyak bir aile, bu aileden geriye kalan üyeler, olaylar olaylar. Her ne kadar okurken yazım tekniğinden nefret etmiş olsam da kitap güzeldi konu farklıydı, dili akıcıydı, sonunu merak ettirdi.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,980 okunma