tachicardia

Sabitlenmiş gönderi
29-30.05.2025
Gelecekte bir gün başarırsan ve sana birileri nasıl yapabildiğini sorarsa bu geceyi sakın unutma! Çektiğin acıları, uykusuz gecelerin biriciğini, yalnızlığın dimağında bıraktığı o kokuyu ve boğazındaki yutkunma sesinin bile kulak zarlarını patlatır gibi nasıl yankılandığını sakın unutma. Büyüyorsun, alışıyorsun, sıkarak uyuduğun çenen her darbeye alışsın diye…

tachicardia

, bir kitabı okumaya başladı
Lev Tolstoy
8.1/10 · 6,6bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:54
2 Haziran 2026 Salı Yine muhteşem bir dil. Acıklı bir hikaye. Maalesef dünya döndüğü sürece hepimiz bir engelli, bir düşkün adayıyız. Bir afet bizi birdenbire bu hale sokabilir. Nitekim bu hikayede de bir yangın sonrası perişan olan çocuklar var. Bazen bu insanların doğuştan itibaren böyle oldukları zannına kapılıyoruz. Hoş öyle olsalar da bu toplumun suçudur ya. Bunu en çok Hatay–Adıyaman–Maraş depremlerinde yaşadık. Yardıma gittikleri insanları hor görenler oldu. Maalesef idrak gücümüz zayıf, yufka bir yüreğimiz olsa da. Üstelik toplum olarak empatiden yoksunuz. Bu kitap; Hüseyin Rahmi’nin okuduğum en acıklı hikayesi idi. Nasıl böyle dokunaklı yazabilirim diye düşüne düşüne okudum! Tayfun Sügür
Edebiyat
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Can Yayınları · 20212,840 okunma

tachicardia

, bir kitap okudu
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2026 28. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
8.5/10 · 2.840 okunma
5/10
·196 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:08
Yazarın bazı tezleri var asla kanıtlanamayacak. Eski Bizans’ta Hristiyanlıktan kaçan bir inanış olduğunu ve bunların en eski Aleviler olduğundan bahsediyor. Hatta pir Silvinus diye birinin Pir sultan Abdal olduğunu iddia ediyor. Aslında demek istediği şu olmalı: Bu insanların Hz Ali ile ilgileri yok, bu insanlar binyıllar evvel bu topraklardaydı. Evet bu görüşü savunabiliriz, isimleri Aleviler, Luviler, Işık insanları, Bektaşiler, Hakdostları vs ne dersek diyelim bu insanlar bu topraklarda idi. Ve Türkler ile müthiş bir uyum gösterdiler. Her iki topluluk da mertlikte ortak idiler. Eski Türk inanışları ile benzer inanışlar yaşıyorlardı, doğaya saygı, güneşe rahmet vb. Ayrıca bu insanların döngüsel bir hayat anlayışıyla devridaim yaptığımıza dair inanışları vardı. Tanrı her şeydi ve her varlıkta idi. Nitekim bu toplulukların bu toprakların öz evlatları oldukları aşikar yoksa Arap dini ile alakaları yok. Hem Balkan’daki Alevi dediğimiz insanın, Çorum’daki Alevi dediğimiz insanın kökenlerine de baktığımızda ne ilgileri olabilir Arabistan ile. Yıllar boyu kıyıma uğramışlar ve özellikle Yavuz Selimden sonra müthiş bir propaganda ile parçalara ayrılıp dağıtılmışlar. Hep dağ köylerine kuş uçmaz kervan geçemez bölgelere atılmışlar. Yazarın bazı tezleri çok uçuk görünse de bir çok meseleyi aydınlığa kavuşturması açısından güzel. Ayrıca Hacı Bektaş Veliden önce pirlerin sultanının Battal Gazi olduğunu ve büyük bir dede olduğunu da iddia ediyor. Tarihi çarpıttıklarını ve bu toplumun kökenlerinin hikayesini tahribata uğratmak istediklerini belirtmiş. Çok haksız sayılmaz.
Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)Erdoğan Çınar · Kalkedon Yayıncılık · 200777 okunma