tachicardia

tachicardia
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 10:47
7 Haziran 2026 Pazar / 10:35 SULUADA “İlk koyumuza yanaşırken, bu tura ilk kez gelmiş onların heyecanını görebiliyorum. Şimdi şu dakikalarda tıpkı bu kitapta anlatılanlar gibi geçmişte kalmış bazı mutluluklar geliyor aklıma. Sanırım geçmişte kalması gerekeni orada bırakmalı ve bunun yeniden canlanıp da huzurumuzu bozmasını engellemeliyiz. Yaşanması gerekenler yaşandıktan sonra aradığımız ve bizi mutlu edecek olan ne ise evrilmeli ve değişmeli. Bu değişimin ve dönüşümün nasıl olacağı birçok faktöre bağlı olsa da en etkin nokta bizim karakterimizde saklıdır. Yolculuğun devam ettiğinin bilincinde olmak bu evrilmenin başlangıç noktası olabilir. Bu değişimi göze al ve dürüst olmaya çalış. Belki yeniden bambaşka bir huzurun içinde bulabilirsin kendini. Tatminkâr bir hayatın ilk şartı bu.”
Edebiyat
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,6bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:54
2 Haziran 2026 Salı Yine muhteşem bir dil. Acıklı bir hikaye. Maalesef dünya döndüğü sürece hepimiz bir engelli, bir düşkün adayıyız. Bir afet bizi birdenbire bu hale sokabilir. Nitekim bu hikayede de bir yangın sonrası perişan olan çocuklar var. Bazen bu insanların doğuştan itibaren böyle oldukları zannına kapılıyoruz. Hoş öyle olsalar da bu toplumun suçudur ya. Bunu en çok Hatay–Adıyaman–Maraş depremlerinde yaşadık. Yardıma gittikleri insanları hor görenler oldu. Maalesef idrak gücümüz zayıf, yufka bir yüreğimiz olsa da. Üstelik toplum olarak empatiden yoksunuz. Bu kitap; Hüseyin Rahmi’nin okuduğum en acıklı hikayesi idi. Nasıl böyle dokunaklı yazabilirim diye düşüne düşüne okudum! Tayfun Sügür
Edebiyat
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Can Yayınları · 20212,847 okunma
5/10
·196 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:08
Yazarın bazı tezleri var asla kanıtlanamayacak. Eski Bizans’ta Hristiyanlıktan kaçan bir inanış olduğunu ve bunların en eski Aleviler olduğundan bahsediyor. Hatta pir Silvinus diye birinin Pir sultan Abdal olduğunu iddia ediyor. Aslında demek istediği şu olmalı: Bu insanların Hz Ali ile ilgileri yok, bu insanlar binyıllar evvel bu topraklardaydı. Evet bu görüşü savunabiliriz, isimleri Aleviler, Luviler, Işık insanları, Bektaşiler, Hakdostları vs ne dersek diyelim bu insanlar bu topraklarda idi. Ve Türkler ile müthiş bir uyum gösterdiler. Her iki topluluk da mertlikte ortak idiler. Eski Türk inanışları ile benzer inanışlar yaşıyorlardı, doğaya saygı, güneşe rahmet vb. Ayrıca bu insanların döngüsel bir hayat anlayışıyla devridaim yaptığımıza dair inanışları vardı. Tanrı her şeydi ve her varlıkta idi. Nitekim bu toplulukların bu toprakların öz evlatları oldukları aşikar yoksa Arap dini ile alakaları yok. Hem Balkan’daki Alevi dediğimiz insanın, Çorum’daki Alevi dediğimiz insanın kökenlerine de baktığımızda ne ilgileri olabilir Arabistan ile. Yıllar boyu kıyıma uğramışlar ve özellikle Yavuz Selimden sonra müthiş bir propaganda ile parçalara ayrılıp dağıtılmışlar. Hep dağ köylerine kuş uçmaz kervan geçemez bölgelere atılmışlar. Yazarın bazı tezleri çok uçuk görünse de bir çok meseleyi aydınlığa kavuşturması açısından güzel. Ayrıca Hacı Bektaş Veliden önce pirlerin sultanının Battal Gazi olduğunu ve büyük bir dede olduğunu da iddia ediyor. Tarihi çarpıttıklarını ve bu toplumun kökenlerinin hikayesini tahribata uğratmak istediklerini belirtmiş. Çok haksız sayılmaz.
Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)Erdoğan Çınar · Kalkedon Yayıncılık · 200777 okunma
9/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:53
Yaklaşık 10.000 adımlık bir yürüyüşün ardından oturduğum bir parkta kitabı bitirdim. Şimdi aynı yolu geri yürüyeceğim. Antalya’da hafif yağmur çiseliyor, kitabıma birkaç damla yağmur damladı. Öyle sanıyorum ki beni buraya getiren düşüncelerim kitap bittikten sonra bu yazdığım yazıya da sirayet etmiştir. Yazar paylaştığı deneyiminde bize insanın ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor. İkinci Dünya Savaşı filmleri ve kitapları bana her zaman ilgi çekici gelmiştir. Bunun sebebi insanın aslında nasıl bir hayvan olduğunu görmek ihtiyacıdır. Bir çok olay ve yaşam tecrübesi itibari ile insanın özünde kötü olduğunu düşünmekteyim. Sadece kötü olmaya fırsat bulamamıştır. İnsanlık ve dünya tarihini düşündüğümüzde sizler de bu düşünceye varabilirsiniz. Bir kimyager olan yazar kampta kaldığı dönem boyunca türlü insanlık dışı muameleleri, açlıkları, şiddeti tüm çıplaklığıyla anlatmış. Kimyager olmasın avantajıyla son birkaç ayında nispeten rahat etmiş. Eğer anlattıkları doğruysa bu dönemde de diğer insanlara yardım etmeyi asla bırakmamış. Ve yazar kamplarda %90’lara varan ölüm oranlarına rağmen hayatta kalmış olmasını içindeki bu insaniyeti kaybetmemesine bağlıyor. Kitap bunlar da mı insan diyerek Nazi subaylarından mı yoksa hastalıktan ve açlıktan per perişan hale gelmiş olan diğer tutuklulardan mı bahsediyor bilemiyorum. Sanırım iki tarafta insan değil, veya bizim insanlık adına bahsettiğimiz şey özümüzdeki bu hayvanlık. 
İnsan ve Hayat
Bunlar da mı İnsan?Primo Levi · Can Yayınları · 2022837 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 15:25
Demet ablam, çok sevdiğim bir insan ki birbirimize kitap hediye etmekten çok memnun oluruz, çok heyecanla hediye etmişti bu kitabı. Bu kadar heyecan duymasındaki sebep; içindeki muhalif karakterinin Pereira’da kimlik bulması olabilir. O da olsa; tıpkı Deniz Gezmiş’ler gibi ülkelerinin emperyal güçlerin ellerinde heba olmasını istemeyen gençlere yardım ederdi. Geçmişe takılı kalan, hayattan elini eteğini çekmiş Pereira; bu gençlerin bir şeyler yapma umudu ile kendini buluyor. Yaşamına bir amaç kazandırıyor. Biz de en nihayetinde hayatta bir anlam aramakta değil miyiz?
Edebiyat & Roman
Pereira İddia EdiyorAntonio Tabucchi · Everest Yayınları · 2025124 okunma