Bu başlık aslında Freud'dan okuduğum bir önceki kitaba yani Psikanaliz Üzerine'ye ait. Ama Küçük Hans için de çok uygun düşüyor. Kitabın en etkileyici tarafı aslında sağladığı toplumsal farkındalık çünkü okurken önce Hans'ı sonra da kendi içinde yaşadığınız toplumu düşünüyorsunuz. Cinselliğe ve ebeveynliğe olan bakış açımızı gözden geçirmemizi ve daha bilinçli bir konumda durmamızı sağlıyor. En azından benim için öyle oldu. "Türk kültüründe cinselliğe bakış, benim başıma gelseydi ailem nasıl bir yol izlerdi? Ya da ben ilerde ebeveyn olursam nasıl bir yol izlemeliyim." Gibi birçok farklı tema üzerinde durmamı ve detaylı düşünmemi sağladı. Aynı zamanda sade dili okunup anlaşılması açısından bahsettiğim toplumsal farkındalığa büyük katkı sağlıyor.
Kendi içine dal! Ruhunun derinliklerine in! İlkin kendini tanı! Ancak o zaman niçin ille de hastalığa yakalanman gerektiğini öğrenir ve belki kendini kollayıp hastalığa tutulmazsın.
Psikanaliz yöntemine giriş olmakla birlikte, psikanalizin hayatımızın hemen hemen her alanıyla nasıl etkileşim halinde olduğunu anlatan oldukça verimli bir kitaptı. Tabii bununla birlikte alt başlıklara çok detaylı girilmediğini ve sadece psikanalizin neleri kapsadığını anlatan bir eser olduğunu da söylemek lazım. İnsan psikolojisi üzerine okuyacağınız roman ve diğer her eser için iyi bir altyapı oluşturduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte insanın varoluşundan itibaren "ben" olarak durduğu konumda ne gibi değişiklikler olmuş, hangi kavramlar nasıl ve ne şekilde ortaya çıkmış gibi oldukça ilginç bilgiler de barındırıyor. Bazıları en azından bende minimal aydınlanmalar sağladı.