soner

soner
@sonerkucuk
msgsü • sinema
İstanbul
10 Haziran
33 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
yaşayarak yaşatmanın önemi üzerine
9/10
·105 syf.··
2023 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 11:54
kahverenginin hükmü altına girmiş, yeşilin varlığını unutmuş, mavinin serinliğine hasret, ölmüş bir köy.. ama önemi yok. asıl mesele ölmüş bir köy değil asıl mesele yaşayan bir adam, onun kör köpeği ve bir mısır fidesi. bu üç can, ölmüş bir köyün içinde yaşamın ta kendisini temsil ediyor. insanı, hayvanı ve doğayı. köyde kalmış son birkaç adam köyü terk ederken yaşlı adama sorar "sen neden bizimle gelmiyorsun" diye. yaşlı adam da "ekecek mısır tohumum var" diye ekler. yaşlı adama o bir tane mısır tohumu mu seni yaşatacak derler. ama mesele hiçbir zaman tek bir mısır tohumu olmamıştır. mesele hiçbir zaman kişinin hayatını kurtarması da olmamıştır. mesele yaşayarak yaşatma, 1'leri 7 etmek olmuştur.
Yaşam ve Ölüm
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
Reklam
vicdanı beklemenin yok ettiği üzerine
9/10
·687 syf.··
2023 28. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2023 01:58
İnsanı kendi doğruları mı öldürür yoksa var olduğuna inandığı vicdanı mı? Ne demektir ölmek? Öldürmek? İnsan rahatlar mı mesela idam edildiğinde? Yıllarca hapis yattığında ya da işkencelere maruz bırakıldığında? Ne demektir rahatlamak? Nasıl rahatlar insan? Nasıl vicdanındaki o ağır yükü boşaltır? Raskolnikov'u yok eden katil olmak değildi aslında, katil olduktan sonra gelmesi gerektiğine inandığı vicdanıydı. O anı beklemekti asıl insanı içten içe yok eden. Yalan söylemek değildi mesele, kaçmak değildi şüphelerden. Mesele gece yatağa girdiğinde derin bir uyku çekebilmiş olmasıydı. Sabah yine kendi doğrularına inanarak, pişman olmayarak uyanmasıydı. Buydu asıl Raskolnikov'u paramparça yapan.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
cinler, periler ve tüm hurafeler
9/10
·192 syf.··
2023 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 11:58
İnandığımız birçok şey esasında inanmak istediğimiz, bunu hem bireysel hem de toplumsal olarak kendimize şart koyduğumuz, genelde kutsal değerler atfettiğimiz şeylerdir. Cadı fikriyle yaşamazsınız ama bir noktada onun gerçek olduğuna kendinizi inandırmış olmanız inandığınız kutsal değerler çerçevesinde ruhen konforlu bir hayat yaşamanızı sağlar. Ama böyle var olmaya çalışmak, böyle birey olmaya çalışmak, böyle toplum olmaya çalışmak her şeyden önce insanın kendi potansiyeline ket vurması demektir. Tabii ki kendinizi büyüdüğünüz değerler ve yetiştiğiniz toplumdan bağımsız düşünemezsiniz. Cadı da aslında bu içinde kaldığımız ikilik üzerine bir parodi görevi görüyor. Önce olaya deli saçması yaklaşan insanlarla tanışıp kendinizi onlara yakın görmenizi sağlıyor, sonra da aynı insanları bu deli saçmalığına alet ederken sizi de peşinden sürüklüyor. Bu da beni, içinde yaşadığımız toplumda aklımız almıyor, mantığımız dayanamıyor olsa da kendimizi inandığımız değerler etrafında olmaktan nasıl alıkoyamadığımız üzerine düşünmeye sevk ediyor.
Distopya
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Topluma öteki olmamak için kendine öteki olmak
8/10
·224 syf.··
2023 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 22:46
İnsanın var olabilmesinden daha önemli bir mesele varsa o da kendisi gibi var olabilmesidir. Belki de hayatımızın en büyük çatışmalarından birisidir bu: "Kendim gibi var olabiliyorum" Demek. Bazen hissettiği korkularda kaybolur insan, olduğu gibi davranmanın yaşatabileceği sonuçları düşünür. Yok olmaktan, hiç olmaktan, "öteki" olmaktan korkar. Sanki toplum ve içindeki herkes birer yalanmış gibi gelir. Herkes benliğini saklayan bir maske altında yaşıyor ve toplum nasıl olmaları gerektiğine karar veriyorsa öyle olmak için çabalıyorlardır. Golyadkin entrikacı değildir, saman altından su yürütmez. Kurnazlığa karışmadan açık seçik hareket edebilir. Kendi gibidir yani. Var olabilmiş midir tartışılır ama bu macerada kendi gibi olmaktan kaçamaz. Tam da bu sebepten öteki olmuştur. Gözle görülen bir hayalet haline gelmiş, bırakın iş arkadaşlarını hizmetçisinin bile saygısını kazanamayan bir böcek durumuna düşmüştür. Bir anda beliren kopyası ise onun tam olarak istediği personasıdır. Herkes tarafından saygı gören, işinde başarılı ve makul biri. Bu da aslında insanın yani Golyadkin'in kendi benliği ve yaratmak istediği yalan benliği arasındaki çatışmadır. Golyadkin yenilmiştir çünkü insan herkesten kaçsa da kendinden kaçamayacak kadar basit bir varlıktır.
Hayata Dair
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Yok olma eşiğinde olmanın verdiği haz üzerine
7/10
·224 syf.··
2023 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2023 23:22
Dostoyevski'nin kendi hayatı üzerinden anlattığı bir var olamama hikâyesi aslında Kumarbaz. Rusların yok olma değil de yok olma eşiğinde olma arzusu üzerine bir roman. Rulet de aslında bu "eşik" fikrini çok iyi yansıtıyor. Söylendiği gibi "Rulet bir Rus oyunudur." oradan oraya savrulup iliklerinize kadar sahip olamayacağınız bir aşkın peşinden koşup, mahvolup yine kendinizi o rulet masasında bulursunuz. Olay kazanmak değil yok olma eşiğinde olmanın verdiği hazdan vazgeçememek üzerinedir. Aynı Aleksey İvanoviç gibi.
İnsan ve Duygular
KumarbazFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 202188,4bin okunma
Reklam