Uzun zamandır kitap okuyamadığım için sanki devrik cümlelerle doldurulmuş bir kitap okuyormuşum hissine kapıldım. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen fena olmayacak bir kurgu oluşturup anlatmış. 200+ sayfalara ulaşınca işte şimdi birşeyler olmaya başladı dedim kendi kendime. Daha sonra buraya kadar 200 sayfa ne okudum ki ben dedim ? Olaylar kafa patlatsanız da bulamayacağınız türden değil. Tahmin ediyorsunuz bir süre sonra. İsimle karışıyor, sonra bu durum düzeliyor. Sanki tüm olayları o an izliyor ve herşey gerçeklere kavuşuyor gibi geliyor. Sadece Ada Işık'ın babasının arşivinde Haşim Danişmend'i bitirecek ne vardı ? buna açıklık getirilmemiş ve beni merakta bıraktı.