•Marissa Meyer ve Hidra fangirl
•ENTP
•7w8
•Türkçe Rap
Kitaplara eleştiri yapıyorum olumlu/olumsuz fark etmeksizin. Olumsuz eleştirilerimden alınacaksanız beni takip etmeyin
Kitap Önerileri İçin: #300900777#301023021#305812262
"Güneşinmiş gibi sürekli yüzünü ona dönüyorsun. Kimsenin bakmadığını düşündüğün anlarda ona bakıyorsun. Biraz acınası ama anlayabiliyorum. İlginç biriydi. Yaşasaydı ben de onda ne gördüğünü anlamak isterdim."
"Bir şair olduğunu düşünmemiştim dostum. Söyle de seninle içki içmeyeyim. Ayıkken bile bu kadar romantiksen sarhoş hâlin hiç çekilmez," dedi Hodbin. Rahat bir sırıtma için kendini zorlaması gerekmişti. Ancak her bir kelime içinde vahşi bir hiddeti de ortaya çıkarıyordu.
Bu adamdan nefret ediyordu. İçini görür gibi bakan gözlerinden ve Lunu hakkında konuşmasından nefret ediyordu. O kimdi ki Hodbin'i tanırmış gibi konuşabiliyordu? Ne demeye onun adına Lunu'ya bir değer biçiyordu.
Ortağız Lunu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Tanıdığım tüm Kayalılar ya çok akıllı ya da çok cesur. Daha fazlasını yapamadılarsa onlara adil bir hayat sunulmadığı içindi. Bir toplumun geri kalmasına göz yumup onlardan daha bilgilisin diye kendinle övünemezsin dostum. Bu, ayaklarını zincirlediğin biriyle yarışıp kazandığın için kendini yüceltmenden farksız. Sırrınız üstün başarınız değil, hile yapmanız," diye açıkladı Hodbin tiksintisini kocaman bir sırıtışın ardına saklayarak.
Tamu dün akşam oldukça gönülsüz ancak pek de nazik bir biçimde ona senato binasına kadar eşlik etmeyi teklif etmişti. Ne uyanık bir hergeleydi o Giz. Hodbin onu pencereden fırlatmayı tercih edecek olsa da sadece sırıtmış ve teklifini zevkle kabul edeceğini söylemekle yetinmişti. Ancak bu rahatlık maskesi omuzlarına öyle bir ağır gelmişti ki!
Tamu Lunu'yu öldürmeye kalkmıştı.
Onun illetini!
Eh, Hodbin'in kin tutmak konusunda nadir görülen bir meziyeti olduğundan habersizdi. Ayrıca biri ona ya da onun olana bulaşırsa, intikam almak da bir adamın pek tabii hakkıydı. Yine de her şerrin bir vakti vardı.
Uykusuzluk tolere edilebilirdi.
Henüz buraya alışamaması da normal karşılanabilirdi.
Göğsündeki ağırlıktan dolayı sürekli hissettiği huysuzluksa eh, onun değil, etrafındaki insanların derdiydi.
Ama en fenası bunlar değildi. Dünyada kalan tek vahada, bereketli toprakların ortasında, zenginliğin ayaklarına sarıldığı bu şatafatlı diyarda bir küçücük illet Hodbin'e musallat olmuş, parmaklarının ucundaki tüm zevk ve sefayı alıp götürmüştü. Bu marazın kaynağı burnunun ucunu sızlatan bir kokuydu. Hodbin bu kokunun sahibini düşünmemeye çalışıyordu. Fakat gündüzleri ne kadar çabalarsa çabalasın geceleri bir çift kehribar göze yeniliyordu.
Ortağız Lunu.