üzgün olduğumuzda ve hayata kazanamadığımızda bir ağaç şöyle
konuşabilir bizimle: sus! bak bana! yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. bunlar çocuksu düşünceler. bırak konuşsun içindeki tanrı, o zaman susacaklar. yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. prası ya da şurası değildir yurdun. yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.
"hayli büyük bir ülke," dedi adam. "bu insanlar kendilerini hiç yalnız hissetmezler mi?"
"böylesine alışmışlar,"
"hiç korkmazlar mı o zaman?"
"bunun için bir dinleri var."
"ben de bir dinim olsun isterdim."
"bir dinin olduğu dakikada, düşünmeyi bırakırsın," dedi adam. "bir şeye çok fazla inanırsan yeni fikirlere yer bırakmazsın."