Bir bilim kurgu klasiği... Huxley bu eseri 1932'de yazmış. 1984, Biz, Zaman Makinesi gibi en bilindik bilim kurgu-distopya klasiklerinden. Kimilerine göre ütopya, çünkü herkes mutlu. Ancak hayat bu şekilde yaşanmaz, yaşam mutluluktan ibaret değil, acı, keder, şaşkınlık, üzüntü ve daha birçok his hayatımızda. Kitapta anne rahminden doğum yok, herkes embriyolardan doğmakta. Anne, baba, aile gibi kelimeler mahrem sayılıyor. Herkes çocukluğundan itibaren Alfa, Beta,Gama,Delta ve Epsilon olarak derecelendiriliyor. Alfalar en üst kesim ve ayrıcalıklı yaşarlarken Epsilonlar haki renk giyerler ve temizlik yaparlar, köle gibidir epsilonlar ama hallerinden memnundurlar. Çünkü herkes herkes için vardır ve herkes mutludur. Soma isimli bir hap vardır ayrıca, günün her saati belirli aralıklarla herkes bu haptan yutar ve mutluluğunu arttırır. Soma'sız bir hayat düşünülemez. Hipnopedya isimli bir sistem ile çocukluklarından itibaren şartlandırılmaya başlanırlar. Bir çeşit uykuda öğrenmeden ibarettir bu Hipnopedik Öğrenme sistemi. Çocukluktan itibaren bazı şeyler bilinç altına işlenir ve doğru olarak kabul edilir. Vahşi'yi de es geçemeyiz tabii. Ayrıbölge isimli bir dış bölge var ve o bölgedekiler Londra'ya yani 'medeni' dedikleri bölgeye giremiyorlar. Ancak tek istisna, Lenina karakterinin Ayrıbölge'den Londra'ya getirdiği Vahşi John'dur. John Ayrıbölge'den gelmekte ve o bölge aynı dünyamız gibi. Hiçbir şey dört dörtlük değil, acı, aile, anne ve baba kavramları var John'un hayatında. Londra'da vahşi olarak anılıyor kendisi ama asıl medeni olan o. Çünkü diğer hisleri de biliyor. Hipnopedya görmedi, acı çekti, vs. vs. Son olarak belirtmek isterim ki İthaki Yayınları'nın 266 sayfalık basımı kısaltılmış metin. Kitabın orijinal metni çok daha uzun ve sansürsüz. Geçtiğimiz yıl çıkan