B

BÜTÜN DÜNYANIN DİBE VURMASINI İSTİYORUM.
9/10
·224 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 14:21
Bir yeraltı edebiyatı klasiği.. Chuck Palahniuk'un aynı zamanda ilk eseri olma özelliğini taşıyan orijinal ismiyle 'Fight Club' 1996 yılında yayımlandı, günümüzden 25 sene önce. Önce yeraltı edebiyatını ele alalım. Bu tür genellikle sistem eleştirisi yapar, klasik metinlerde gördüğümüz aşk, iyi-kötü gibi kavramlara pek uğramaz. Bu edebiyatın karakterleri sıradan değildir ; Sokaklarda boş boş dolanırlar, tam bir amaçları yoktur. Tekdüze yaşarlar, kısacası toplumun görmek istemediği karakterler vardır ve bu yeraltı edebiyatı eserlerinde bolca küfür ve cinsellik bulunur. Kitap 1999'da sinemaya uyarlandı ve IMDb'de 11. sırada. Filmi bilmeyen yoktur sanırım. Gelelim kitaba. Kitabı bize özünde Jack karakteri anlatıyor ancak başkarakterimiz Tyler Durden. Jack karakteri tam bir beyaz yaka, zengin olmamasına rağmen zengin gibi hissediyor, pahalı eşyalara gereksiz paralar ödüyor ve kendi işinde bir adam ancak yalnız. Kendini toplumdan uzak hissediyor ve Insomnia hastalığından muzdarip. Sürekli uykusuz gezen bir tip. Günün birinde Jack yalnızlığını gidermek için terapi programlarına katılmaya karar verir ve orada Marla Singer ile tanışır. Aslında hem Jack hem Marla terapiye insanlarla tanışma bahanesiyle gidiyorlardır ve bir zaman sonra terapilere gitmemeye başlarlar. Bir gün anlatıcı bir iş gezisinde Tyler ile tanışır. Tyler tam Jack'in olmak istediği kişidir aslında. Kafasına eseni yapan, kimseyi dinlemeyen özgür bir karakterdir. Tyler, toplum kurallarının tüketimi arttırmaya yönelik olduğunu savunur ve başarıya ulaşmanın sırrının acı çekmek olduğunu söyler. Bazen de örnekler verir, uzaya giden ilk hayvanlardan söz eder, onlar acı çekmese, kurban edilmeseydi hiçbir şeyimiz olmazdı der. Anlatıcı ve Tyler arasında geçen 'acı çekme' teorisi bir süre sonra dövüş kulüplerini
Edebiyat
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma
Reklam
YENİ DÜNYANIN CESUR İNSANLARI
9/10
·266 syf.··
2021 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 13:27
Bir bilim kurgu klasiği... Huxley bu eseri 1932'de yazmış. 1984, Biz, Zaman Makinesi gibi en bilindik bilim kurgu-distopya klasiklerinden. Kimilerine göre ütopya, çünkü herkes mutlu. Ancak hayat bu şekilde yaşanmaz, yaşam mutluluktan ibaret değil, acı, keder, şaşkınlık, üzüntü ve daha birçok his hayatımızda. Kitapta anne rahminden doğum yok, herkes embriyolardan doğmakta. Anne, baba, aile gibi kelimeler mahrem sayılıyor. Herkes çocukluğundan itibaren Alfa, Beta,Gama,Delta ve Epsilon olarak derecelendiriliyor. Alfalar en üst kesim ve ayrıcalıklı yaşarlarken Epsilonlar haki renk giyerler ve temizlik yaparlar, köle gibidir epsilonlar ama hallerinden memnundurlar. Çünkü herkes herkes için vardır ve herkes mutludur. Soma isimli bir hap vardır ayrıca, günün her saati belirli aralıklarla herkes bu haptan yutar ve mutluluğunu arttırır. Soma'sız bir hayat düşünülemez. Hipnopedya isimli bir sistem ile çocukluklarından itibaren şartlandırılmaya başlanırlar. Bir çeşit uykuda öğrenmeden ibarettir bu Hipnopedik Öğrenme sistemi. Çocukluktan itibaren bazı şeyler bilinç altına işlenir ve doğru olarak kabul edilir. Vahşi'yi de es geçemeyiz tabii. Ayrıbölge isimli bir dış bölge var ve o bölgedekiler Londra'ya yani 'medeni' dedikleri bölgeye giremiyorlar. Ancak tek istisna, Lenina karakterinin Ayrıbölge'den Londra'ya getirdiği Vahşi John'dur. John Ayrıbölge'den gelmekte ve o bölge aynı dünyamız gibi. Hiçbir şey dört dörtlük değil, acı, aile, anne ve baba kavramları var John'un hayatında. Londra'da vahşi olarak anılıyor kendisi ama asıl medeni olan o. Çünkü diğer hisleri de biliyor. Hipnopedya görmedi, acı çekti, vs. vs. Son olarak belirtmek isterim ki İthaki Yayınları'nın 266 sayfalık basımı kısaltılmış metin. Kitabın orijinal metni çok daha uzun ve sansürsüz. Geçtiğimiz yıl çıkan
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma