Mehmet

Mehmet
@sonmezmf
Lisans
74 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
İnsanların ölüme duydukları korku, birkaç boyutluydu. Beraber yaşadıkları baba-dedelerinden biri ölünce, her zaman akıl danıştıkları bir büyüğü yitirmiş oluyorlardı. Ölenin ne olduğunu, nereye gittiğini bilmiyorlardı. Bu durum korkularını daha da artırıyordu. Ölüm ekonomik, psikolojik, sosyal bir olgu; korkutucu bir olaydı. Zaman içinde güneş, fırtına; yerine göre ağaç, toprak, ay ya da yıldız; kısaca ulaşamadıkları, anlamlandıramadıkları olaylarla, insanlara zarar veren ne varsa toplumlarca kutsallaştırıldı. Örneğin: Yürürken ayaklarını çarptıkları taşın verdiği acı nedeniyle, bir daha o taşın yanından geçmediler. Yol üzerinden kaldırıp kenara koymayı düşünemediler.
Sina isimli okura yanıt verildi
Mehmet
Ama bilgiye ulaştırır?
Reklam
İnsanların ölüme duydukları korku, birkaç boyutluydu. Beraber yaşadıkları baba-dedelerinden biri ölünce, her zaman akıl danıştıkları bir büyüğü yitirmiş oluyorlardı. Ölenin ne olduğunu, nereye gittiğini bilmiyorlardı. Bu durum korkularını daha da artırıyordu. Ölüm ekonomik, psikolojik, sosyal bir olgu; korkutucu bir olaydı. Zaman içinde güneş, fırtına; yerine göre ağaç, toprak, ay ya da yıldız; kısaca ulaşamadıkları, anlamlandıramadıkları olaylarla, insanlara zarar veren ne varsa toplumlarca kutsallaştırıldı. Örneğin: Yürürken ayaklarını çarptıkları taşın verdiği acı nedeniyle, bir daha o taşın yanından geçmediler. Yol üzerinden kaldırıp kenara koymayı düşünemediler.
Sina isimli okura yanıt verildi
Mehmet
Bunun için tanık olmaya gerek yok. Günümüzde de insan hala böyle değil mi? Bir tweet attığı için içeri girer insanlar, özgürlükleri kısıtlanır mesela sosyal medya yasasıyla, ama insanlar bunu düzeltmekle uğraşmaz. Yanından geçip giderler. Yani bu yargıda bulunmak için o dönemde yaşamış olmaya gerek yok. Ayrıca Turan Dursun ile antropolog arkadaşı arasında geçen konuşmalardan derlenmiş bir bölümden alıntı bu. İnsan üzerine çalışan bir bilim insanının böyle bir yargıya varmak için gerekçeleri vardır herhalde? Ama lafı uzatmayalım. Ben de bir yargıda bulunmak istiyorum. Siz Turan Dursun'u bilen ve kendisini tasvip etmeyen dini bütün bir beyefendisiniz. Yazdıkları hoşunuza gitmediği için ve kendisi de vefat ettiğinden ötürü ona sataşamayacağınız için bu yorumu yazdınız. Haksız mıyım?
"O gece Londra tarihinin en uzun gecesi oldu, çünkü güneş bile doğmaya utandı. Bu yüzden, Londra'ya gelen en geç sabah, o sabahtı."
Sayfa 59·Kitabı okudu
1000Kitap
Mehmet
Bismillahirrahmanirrahim