Şerife yiğit

Şerife yiğit
@sonsuzask_asy
Muhasebeci
Mehmet Akif Ersoy üniversitesi
Mersin
Mersin
5 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Her insanın iyi huyları gibi kötü huyları da vardır. İyi ilişki kurmak isteniyorsa insanları hem iyi huyları, hem kötü huyları ile olduğu gibi kabullenmek gerekmektedir. Çok fazla dikeni olsa bile gülü için katlanılmak zorunda kalındığında, dikenlerden zarar görmemenin yolu bulunmalıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başarının Yolları Şartlarınızı Zorlayın Mutlu Olacağınız İşlerde Yer Alın Başarısızlıklarınız Umudunuzu Tüketmesin Başaranların Sizden Farkı Yok
İnsanın bu dünyada koşulsuzca sevebileceği ve güvenebileceği dostlara da ihtiyacı vardır. Arkasını güvenle dönebileceği, uğruna her şeyini feda edebileceği bir dost… Bazı insanlar hayat yolculuğumuzda misafir olurlar bize. Hayatımıza belli dönemlerde girip çıkan bu insanların hepsinin bir görevi vardır: Bize hayatı öğretmek… Her birinden ayrı ayrı tecrübeler ediniriz. Kiminin hayatımızda kalma süresi uzun olur, kiminin ise çok kısa. Sebepsizdir gidişleri. Kimi çıkar uğruna yanaşmıştır, kimi merak
Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Celeri olarak tanısalar da; kısaca Ranga Guru derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Racici ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak ondan değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru ise “Sen artık bir ressam sayılırsın Racici. Artık senin resmini halk değerlendirecek” diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racici söyleneni yapmış. Birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Racici’nin emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo, kırmızıdan bir duvar sanki. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu da belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Racici resmi yeniden yapmış ve yine Ranga Guru’ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerle dolu yağlı boya birkaç fırça ile birlikte. İnsanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş. Ressam söyleneni yapmış. Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki; resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da kullanılmamış. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış. Ranga Guru ise “Sevgili Racici, sen birinci konumda insanlara fırsat verdiğinde, ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi, gelip senin resmini
Bazen bir insanı tüm benliğinizle sever ve kalbinizi onun ellerine teslim edersiniz. O yokken nefes alamayacakmışsınız gibi olur. Sonra bir şekilde o insan hayatınızdan çıkar ve yaşam o olmadan devam eder. Onsuz nefes bile alamayacağımızı söyleten duygular gider, “Ben onda ne bulmuşum?” diye sorgulatan duygular gelir sonra. Duygular değişebilir. Zaman mükemmel bir terapisttir ve sizi nasıl değiştirmesi gerektiğini çok iyi bilir.