Atatürk 24 Ağustos'ta Kastamonu'da yapmış olduğu konuşmada,"Medeniyet öyle bir kuvvetli ateştir ki, ona bigâne(ilgisiz) olanları yakar ve mahveder" demiştir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır." dedi. Böylece Almanya, Avusturya ve Macaristan'dan sonra Türkiye'de cumhuriyet olmuştu. Şu farkla ki onlar, yenilginin, bozgunun kapkara ortamında bunu seçtiler. Türkiye ise zaferin ve kurtuluşun parlak güneşi altında bu yola gitti.
Garp fabrikalarının çelik zırhı ile kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında zabitleri tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden tedehhüş ederek ( dehşete düşerek) kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı. Düşman ordularının malzemei harbiyesi sülüsanı ( üçte iki) itibariyle topraklarımızdadır. Düşmanın esirlerden başka insan zayiatının yüz binden ne kadar fazla olduğunu tayin etmek müşkildir.
Sana şunu söyleyeyim, can, hiçbir şeye dayanamayacak duruma gelince, mutlu bir
tevekkülle varlığının dar çevresinde yürüyen, günü birlik yaşayan, yaprakların
düştüğünü görünce, kış geliyordan başka bir şey düşünmeyen böyle bir yaratıkla
karşılaşmak, sıkıntıları hafifletiyor.