Garp fabrikalarının çelik zırhı ile kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında zabitleri tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden tedehhüş ederek ( dehşete düşerek) kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı. Düşman ordularının malzemei harbiyesi sülüsanı ( üçte iki) itibariyle topraklarımızdadır. Düşmanın esirlerden başka insan zayiatının yüz binden ne kadar fazla olduğunu tayin etmek müşkildir.
Sana şunu söyleyeyim, can, hiçbir şeye dayanamayacak duruma gelince, mutlu bir
tevekkülle varlığının dar çevresinde yürüyen, günü birlik yaşayan, yaprakların
düştüğünü görünce, kış geliyordan başka bir şey düşünmeyen böyle bir yaratıkla
karşılaşmak, sıkıntıları hafifletiyor.
Aslında Osmanlı Devleti'nin Avrupalı sayıldığı, toprak bütünlüğünün güvence altına alındığı pek de doğru değildi. Daha kongre sırasında Osmanlı temsilcisi Ali Paşa, Osmanlı Avrupa hukukuna girdiğine göre kapitülasyonların kaldırılması gerektiğini söylediği zaman zaman, ötekiler bu sözü duymazlıktan gelmişlerdi. Bütünlük işi de şu anlama gelecekti: Osmanlı Devleti pekala parçalanabilirdi , yeter ki bütün büyük devletlerin oluru alınabilsin.
Doğan Avcıoğlu'ya göre bu antlaşma geleneksel lonca sanayisinin yıkılmasına yol açarak, Osmanlı toplumunun kapitalizme ve sanayi devrimine geçmesini önlemiştir. Bu bir "idam fermanı"dır.