Puan vermedi·400 syf.··
2026 8. kitabı
Orhan Kemal'in yazarken ağladığı o kitap:El Kızı Bu kitap tıpkı bir Yeşilçam romanı gibi, ama sonu mutlu değil buruk bitenlerden. Sigmund Freud bizim toplumumuz tarafından hep çok başarılı ve haklı bulundu. Çünkü bizim toplumumuzda belki de yüzyıllarca yer etmiş gelin-kaynana gerçeği var. Aslında sorunlu olan gelin-kaynana değil asıl sorun olan annesinin ve eşinin konumunun ayrımını yapamayan, Ağa, paşa gibi sözlerle büyütülmüş, babasından gördüğünü aynen eşine ve annesine uygulayan evin oğulları. İşte kitabımızda böyle karakterlerle başlıyor. Zalim anne Hacer, onu yücelten oğlu Mazhar, ve kaynana eziyeti altında zulüm gören Nazan. Ah Nazan! Öncesinde kitap başladığında öyle çok kızdım ki sana. "Neden hakkını aramıyorsun, neden sesini çıkarmıyorsun" diye sonra anladım ki meğer senin de büyültüldüğün sözler çok da farklı değildi. Senin büyütüldüğün sözler "Erkek kadının küçük tanrısıdır" sözleriydi. Bizim toplumumuzun en büyük cehaletinin ve putunun "elalem" olduğunu kitapda bir kez daha görüyoruz. Kadınlar bu toplumda hep eziyet çekti çekmeye de devam ediyor. Sanmayın ki kitapta yaşananlar günümüzde yaşanmıyor. Belki kadınlar kaynanasıyla aynı evde yaşamıyor ama iş hayatında yaşadığı mobinglerin pek de farklı yok esasen. Yahut daha kötüsü olan tacizler, tecavüzler sonucunda suçluya gereken cezayı vermeyen hakimler, suçlunun takım elbise giyince cezasının hafiflemesi bize toplumun geliştiğini mi gösteriyor yahut bir arpa boyu yol gidemediğimizi mi? Bazı şeyler bitmiyor yalnızca şekil değiştiriyor. Umutsuz muyuz peki? Elbette hayır! Kitaptaki Haldun karakteri tam da bunu simgeliyor. İyi ve saygılı, gereken değerlerin verildiği gelecek nesilin bizlere umut ışığı olduğunu. Bu çarkın değişmesi için yeni nesile gereken eğitimin ve manevi değerlerin öğretilmesi ve
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
7/10
·448 syf.··
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:25
Selamlar. Bu kitabı sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. Okurken keyif aldım, kitap akıcıydı ama diğer yandan bazı şeyler önceki kitaplara nazaran çok hızlı işlenmiş gibi geldi bana. Ben önceki kitapları dark romance’ten çok psikolojik gerilim olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu çünkü bu kitaptaki karakterlerin de olayların da romantize edilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitapta ise olaylar tamamen romantizme dönüyor. İki kitap arasındaki bu değişimin böyle birden olmasını ben pek sevemedim Elder ve Pim’in ilişkisinin gelen olarak ne kadar tartışmaya açık olduğu hepimizin malumu. Bir önceki kitabın sonunda yaşananlardan sonra Pim’in Elder’a bir mektup yazması ve otelden ayrılmasını okumuştuk. (Pim’in yanına hiçbir şey almadan oteli terk etmesi saçmalıktı ama bu kısmı geçeceğim.) Pim’in yaşadığı aydınlanma çok ani geldi bana. Bir önceki kitapta Pim “Yalnız başıma bu dünyada ayakta kalamam” gibi bir motivasyonla Elder’ın yanında kalmaya kararlıyken bu kitapta Elder’a inanılmaz aşık olduğunu fark ediyor ve ona bu işkenceyi çektiremeyeceğini düşünerek gitmeye karar veriyor. Hangi ara bu kadar aşık oldun ?! Hadi onu da geçtim neyine aşık oldun ? Sana sürekli ültimatom veren, benim gemimde kalacaksan benim dediğimi yapacaksın modunda takılan, düşüncelerini sanki hakkıymış gibi talep eden, sana tecavüz etmiş bir adamın neyine, hangi ara bu kadar aşık oldun ? Yani bütün bu yaşananlar düşünüldüğünde Pim’in bu aşık halleri ve ben onu iyileştirebilirim tripleri bana inanılmaz saçma geldi. Önceki kitaplarda Pim’in gücüne, kararlılığa, ayakta kalma ve adapte olabilme yeteneğine ne kadar hayran kaldıysam bu kitaptaki birbirinden manasız düşüncelerine o kadar sinir oldum. Pim zeki bir kadındı. Bu kitapta ise inanılmaz aptalca kararları var. Pim’le ilgili saçma bulduğum
ThousandsPepper Winters · Pukka Yayınları · 2025140 okunma
Reklam
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:09
Hem beni gönderiyorsun, hem kendin gidiyorsun. Ne çok seviyorsun gitmeyi be öğretmen hanım.” Kal, desem? Desem ne değişecek?  ​Kitap, temelinde sırlar, aile bağları, aşk ve geçmişin gölgeleri arasında şekillenen sürükleyici bir gençlik/romantizm hikayesidir. Olaylar genellikle karakterlerin içsel çatışmaları ve çevrelerinde dönen gizemli olaylar etrafında gelişir. ​1. Ana Karakter ve Başlangıç ​Hikaye, hayatında büyük değişimler yaşayan ve kendini bir anda "fırtınalı" bir dönemin içinde bulan ana karakterimizin gözünden aktarılır. Karakterimiz, hem kendi duygusal dünyasıyla mücadele etmekte hem de etrafındaki insanların sakladığı gerçekleri çözmeye çalışmaktadır. ​2. Düğüm Noktası: Sırlar ve Çatışmalar ​Kitabın merkezinde, karakterlerin birbirlerinden sakladığı sırlar yer alır. Güven sorunları, geçmişten gelen travmalar ve ailevi hesaplaşmalar hikayeyi hareketlendirir. Fırtına metaforu, hem karakterlerin hayatındaki kaosu hem de aniden patlak veren olayları simgeler. Bu süreçte karakterimiz, kime güvenebileceğini seçmekte zorlanır. ​3. Romantik ve Duygusal Çatışmalar ​Hikayenin en güçlü damarlarından biri de ana karakter ile hayatına giren (veya hayatında önemli bir yer kaplayan) erkek karakter arasındaki çekimdir. Bu ilişki dümdüz ilerlemez; gurur, kırgınlıklar ve aralarındaki sırlar nedeniyle sürekli bir "fırtına" halindedir. Birbirlerine çekilirken bir yandan da zarar vermekten korkarlar. ​4. İlk Kitabın Sonu (Gelişme ve Merak) ​İlk kitap, adından da anlaşılacağı üzere olayların tamamen çözüldüğü bir sonla bitmez. Aksine, bazı taşlar yerine otururken çok daha büyük bir sır perdesi aralanır veya büyük bir kırılma anı yaşanır. Okuyucu, fırtınanın tam ortasında, ikinci kitapta neler olacağını merak edecek bir soru işaretiyle bırakılır. Fırtına Zamanı I'in
Fırtına ZamanıDuruMavii · Vera Kitap · 2026168 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:27
El Kızı ,tam olarak aile yapısını ve gelin-kaynana ilişkisini özetlemişti. Sonu çok duygusal bitti ve etkisinden çıkamadım, ama çok beğendiğim bir kitap oldu.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
5/10
·376 syf.··
2026 61. kitabı
Hadi dedim gizem, gerilim, polisiye de yeni yazarlara yöneleyim de ufkumu açayım, aman açmaz olaydım da ufuksuz kalaydım.:)) İlk olarak; Kitap çoklu anlatıma sahip ve kimden kime geçiş yaptığı ayrıştırılmamış. Bir Evie okuyoruz, bir Cleo, arada bir avukat sonra hop bir bakmışsın seriye adını vermiş ama dedektiflikten çok aşk karmaşasına düşmüş Stephanie. İkinci olaraktan; Bu ne beceriksiz, ne saçma, ne acemice bir cinayet soruşturması ve mahkeme süreciydi öyle. Markı tanıyan, adamın karakterine şahitlik edecek yada analiz edecek kimse yok mu? Çifti bir arada gören, ilişkilerinin dinamiğine şahitlik edecek kimse yok mu? Katilin ve maktulun geçmişindeki şüpheli olayları, kişileri ve çocukluklarını araştırıp işe yarar bir kanıt elde edebilecek kimse yok mu? Kimse yok mu söyleyin yani yok mu??:)) Neyse delirmeden devam ediyorum. Sakinim, sakiniz, sakin,…. Seriye adını veren dedektif, katilin kocasına şans eseri kafede denk geliyor, ordan araştırıp adamı buluyor, konuşturuyor da bir iki delil buluyor falan, böyle saçmalık mı olur ya!!! İngiliz polisiyelerinde yetersiz ve keskin zekasız soruşturmalara aşinayım ama bu kadarı da fazlaydı bence. Bir üçüncüsü; Dedektif Stephanie nin kitaptaki hiçbir olayda baskınlığının, artısının ve yaptırımımın olmaması olamaması, sadece eski sevgilisi ve iş arkadaşı olan Gus la saçma ilişkilerinin sorunlarını okuyoruz. Bir döndücüsü; (söz bu son anlaşılan o ki çok içimde biriktirmişim, devam edersem ardı arkası kesilmeyecek) Kitabın nerdeyse başından beri belli olan gizemi, gereksiz ve germeyen gerilimi, hiçbirşeyi çözemeyen, başarısız olan polisiyesi ve saçma bir şekilde kötünün amacına ulaştığı ama yine de mutlu olamadığı hatta belki bundan da yırtarım belli mi olur dediği sonu. Te Allahım, ya sabır ki ne sabır,… Kitabı sevmedim,
1000Kitap
İşte Böyle BaşlıyorRachel Abbott · The Kitap · 0278 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:36
Akıcı ve merak uyandırıcı bir roman. İçerik ve teknikle ilgili ne yazsam spoiler olur. Bu romanın incelemelerini okumayın bence Bir karı kocanın hafta sonu tatilini anlatıyor diyelim. İlk sayfalardan itibaren benim dikkatimi hemen çekti roman, bence siz de beğenirsiniz. Tavsiye ederim. (Konudan ve karakterlerin yaşlarından dolayı en başında 16 yaşa hitap etmez diye düşündüm ama eder. Bunu ekleyeyim. Yaş belirtme nedenim liseli öğrenciler kitap tavsiyesi istiyorlar. Bazı içerikler onlara uygun olmuyor o yüzden öneremiyorum. Bu roman önerilebilir.)
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,2bin okunma
Reklam
Reklam