Böyle bir başyapıt esere nasıl inceleme yapalır bilemiyorum...
Öncelikle son zamanlarda dili bu kadar kolay olmasina rağmen,bu kadar etkileyici bir kurguya sahip, bu kadar akıcı bir kitap okumadım diyebilirim.
Kitap bana Martin eden karakteri üzerinden,hayata ne kadar geride başlanırsa başlansın, ne kadar zor şartlarda dünyaya gelirsek gelelim,her zaman çalışma ile gayret ile bahanelere asla ve asla sığınmayarak,başarı elde edeceğimizi öğretti.
Ve yine kitap bana şahsiyetli, şerefli,namuslu bir hayat yaşarken hep engellerle karşılaşacağımızı öğretti...
Kitap ile alakalı aklımda yer edinen özeti şöyle;
Martin eden son derece yüksek ahlaki özelliklere sahip ,doğru ve dürüst bir karakterli insan.
İçerisinde bulunduğu toplum her türden insana ev sahibliği yapan bir coğrafya ve yüksek burjuvai kültüre sahip bir yer...
Martin eden annesiz ve babasız büyüyen bir çocuk.Bu yüzden ablasının ve eniştesinin yanında geçiriyor hayatını.Son derece çalışkan ve doğru ahlaki değerlere sahip olan ve bunun peşinden giden bir karakter.
Martin eden hangi işi yaparsa yapsın,o işi hakkıyla yapan ve o işi sonuna kadar inceliklerini öğrenmeye çalışan çok zeki biri..
Aynı zamanda son derece yakışıklı bir genç,etrafındaki karşı cinsin dikkatini cezbeden bir delikanlı..
Martin eden bu şekilde yoksul ve zavallı bir hayatı,şahsiyetli ve namuslu bir şekilde geçirirken,bir gün bir davette bir kızı görür ve ismi ruth olan bu kıza aşık olur.Ruth ise burjuva ailesine mensup olan biri.Yani aralarında büyük dağlar olan bu çiftin etrafında geçen bir kitap...
Martin aşık olduktan sonra ruth'tan başka birini göremez düşünemez oldu.Ruth ise martini etrafında ilk zamanlar çok hissetmemekle birlikte sonraki zamanlarda bu ilgi alakaya karşılıksız kalamadı ve martinin sevgi ve aşkına kendini kaptırdı.Ama