Her şeyi sorgula ama bendeki yerini asla.
Ali Şeriati
"Düşünme, itaat et diyenlere değil; düşün, sor, sorgula diyenlere kulak ver."
Düşün
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Annem Annnem "dur şarkıya girme"
Mutsuzluk mu ? "Algılarını sorgula" annem 😊 😁 Şuan gülüyorsam ve/ya sırıtıyorsam ve de sen bundan mutlu değilsen veya keyif alamadıysan algılarını sorgulamalısın. Benimle kalmaya devam et. , elin işte gözün bende olsun. 🤪 Buradaki değerli ve odak cümle aLgiLarını SorguLa.
Duygu ve Düşünce
Sigara alkol kullanan insanların çoğu çok negatif gibi. Onlara üzülemiyorum. Bir insan nasıl bedenine bile bile düşmanlık eder ki. Yani böyle bir insanın derdini de dinlemek istemem mesela. Çünkü o seçimini yapmış Zaten. Hayatını boka çevirmeye kararlı. Çoğu zaten sağlıklı iken başlamış muhtemelen. Çünkü hastalık ne demek daha yaşamamışlar. Sağlıklarının kıymetini bilmiyorlar. Sigarayı içine çekip üfleyince ne oluyor düşünceli düşünceli efkârlı efkârlı. Aynen bi dert babası sensin kanka çok havalı. Akciğerlerin için hele baya havalı. Dertli olduğun için sigara içmeyi akıl ediyorsan da bi kendini sorgula. Sigara ve alkolün şu zamana kadar herhangi bir derdi çözdüğü görülmemiş. Hem insanın kendisine hem diğer insanlara hem çevreye zarar.
1000Kitap
Hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etme. Sana anlatılanı dinle ama kendi aklından da geçir. Her fikri, her bilgiyi, hatta bazen kendini bile sorgula. Kalabalık bir yöne gidiyor diye o yolun doğru olduğunu düşünme. İnsanların çizdiği sınırlar, çoğu zaman onların korkularıdır. İçgüdülerine kulak ver, merakını kaybetme. Geleneklere saygı duy ama gerektiğinde onlara meydan okumaktan çekinme. Beklentilerin değil, karakterinin peşinden git. Sıradan olmak kolaydır; zor olan kendi yolunu çizmektir. Herkes gibi düşünmek zorunda değilsin. Gerçeği ara, anlamaya çalış, öğrenmekten vazgeçme. Farklı olmaktan korkma. Çünkü dünyayı değiştirenler, çoğu zaman “garip” denilen insanlardır.
KelebeğinGünlüğü25
Yine sessiz kimsesiz bir gece... Her şey yolunda gidiyor gibi görünürken nasıl da gelip tam kalbimin üstüne oturuyor bu his. Aptal aptal şeylere kırılmayı bırak İrem. Gerçekten bırak. İnsanlar fark etmiyor bile bazen, sen içinde yüz kere kurup yüz kere dağıtıyorsun. Hevesimin kırılma süresi üç salise falan. Bir şeyi çok iste çok heyecanlan hayalini kur... Sonra küçücük bir şey olsun ve bütün ışığın sönsün. Böyle yaşanır mı ya? Bipolar mısın kızım, nesin? Bir an dünyanın en mutlu insanı gibi hissediyorsun, bir an sonra tavana bakıp neden yine böyle oldum? diye düşünüyorsun. Sonra konuş. Durmadan konuş. Aklına gelen her şeyi söyle. Dilinin kemiği yok zaten. O an içinden ne geçiyorsa dökülüyor ağzından. Sonra gece olunca dönüp tek tek hatırla söylediklerini. "Keşke bunu demeseydim. Keşke şunu anlatmasaydım. Keşke biraz susabilseydim." diye kendini yiyip bitir. İnsanları sıkıyormuşsun gibi hisset. Yük oluyormuşsun gibi hisset. Sen anca ağla. Güçlü olmaya çalış, sonra gece olunca sessiz sessiz ağla. Kimse görmesin diye yastığa dön yüzünü. Gözyaşını silecek biri var mı? Telefonu eline alıyorsun, yazacak kimse bulamıyorsun. Yazsan ne diyeceksin zaten? "Canım acıyor." mu? Sebebini bile bilmediğin bir acıyı nasıl anlatacaksın? Aptal kelebek işte. Yarın güzel bir gün olacak demişler, inanmış. Bu sefer farklı olacak demişler, inanmış. İnsanlar kalacak demişler, inanmış. Kendi kendine umut vermiş durmuş. Sonra da her kırıldığında şaşırmış. Sanki ilk kez oluyormuş gibi. Baya iyisin var ya. Hı hı, kesin. Psikolojin falan da taş gibi. Gece üçte kendi kendine hesaplaşmalar yapman, durduk yere gözlerinin dolması, en küçük şeyleri günlerce düşünmen tamamen sağlıklı davranışlar zaten. Böyle devam et sen. Git sabahla şimdi. Zaten uyusan ne olacak? Düşünmekten yorulmuş beynini biraz daha