Bu mücadeleyi nasıl yürütmeliyiz? Her planda: ideolojik, ekonomik ve siyasi planlarda- bu üç klasik planın her birinde savaşmak zorundayız. Revizyonizme karşı savaşma görevini yerine getirmediğimiz takdirde komünist değiliz demektir. Bir komünist revizyonizme karşı yılmadan ve amansız bir şekilde savaşmakla yükümlüdür ve revizyonizme karşı biz savaştık. Sahneye çıktığından beri savaştık. Biz ülkede 1964'te revizyonistleri partiden ihraç ederek bu mücadeleye katkıda bulunma şansına sahip olduk, onların her zaman örtbas etmeye çabaladıkları bir gerçektir bu. Revizyonizme karşı Başkan Mao'nun göndere çektiği mücadele bayrağına sahip çıkarak partinin büyük çoğunluğunun birleştiğini ve Del Prado ve çetesi saf dışı bırakılana dek o zamanki komünist parti saflarında revizyonizmi hedef alıp vurduğunu çok açık bir şekilde belirtmek isterim. O zamandan günümüze dek revizyonizme karşı savaşmayı sürdürdük, sadece burada değil sınırlarımızın ötesinde de. Uluslararası çapta da revizyonizme karşı çıkıyoruz; Gorbaçov'un Sovyet sosyal emperyalizmine, Deng Siao-ping'in Çin revizyonizmine karşı çıkıyoruz, ister sosyal emperyalistlerin ister Çin veya Arnavutluk revizyonistlerinin ya da başka herhangi birinin çizgisini takip etsinler, tüm revizyonistlere karşı çıkıyoruz.