"Özleyeceksin Kızıyordu, kıskanıyordu, üzüyordu, çok soru soruyordu; ama beni seviyordu diyeceksin..!"💙 | Nazım Hikmet RAN |
Duygu biz mi yaratırız güzel bir soru ? 🤔
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
kendini temize çekme isteği.. boş kağıt kalmamış ve her sayfa karalanmış.. buruşturup çöpe atmalık bir hayat.. geri dönüşüm olmayan bir yerde. hahaha.. insan bazen bu çöl sıcağında bir dizenin altında gölgelenmek istiyor.. nfk'nın 'bir şey koptu, şey, her şeyi tutan bir şey.." ya da behramoğlu'nun "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" Öğrendiğim her şey bir şeyi boşa çık-arıyor.. Topçu ile bir olup 'bize yaşamak öğretilmeliydi' diye bağırmalık bir gece.. Sivrisineklerle karadut içip ne var lan ısıracak diye koyu bir sohbet bünyeyi resetlerdi gibi bir gece. Sivrisinek5 aile albümünden bir fotoğraf gösterip "bak bu benim halamın kaynı, onu geçen sene kaybettik zzz zzz zz" derse ben de onunla oturup timsah göz yaşı dökerim biraz.. sonra bugün bin kez dinlediğim nev şarkısını açarım. Sivrisinek9 sivrisinek7'yi hatırlayıp kendini detan'a verirse işler rayından çıkar. Olaylar gelişir. Sivrisinek de olsan gönül işleri çoğh zor. Ben bu konuya niye geldim, neden geldim.. Evet yaza yaza geldim hatta yaza geldim son anda yazageldim.. İnsan bazen the guernsey literary and potato peel pie society filmindeki gibi cılız bir umudun yeşermesini istiyor. Ne çok şey istiyoruz ve hiçbir şey olmuyor. Belki de oluyor ya da olurmuş gibi olmasına tav olurken olanlar oluyor. O kadar olmuyor ki bu kadar olmaz.. Bu kadarı olamaz.. Bu yol bom💩 bir yere evrilmeden kendime gelsem diyorum.. Marmara artiz artiz konuşmaya başlıyor kafamda.. "Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum, dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!” aynalar Orhan'ı hatırlattı.. Orhan bana kimi hatırlattı.. Doğru soru ne, sorunun cevabı
Her Neyse..
Soru: Okumak bir alışkanlık mı, bir ihtiyaç mı?
Evet neden sormustunn
Soru : Ben rabbimin aciz kulu, günahkar kulu, düşmüş kulu. Ondan kaçan ama ondan başka kaçacak yeri olmayan kulu. O kulu ki, hem onu çok seviyor, hemde kulluk yapamıyor. Bir adım atar gibi oluyor. Hemen düşüyor. O halimi görmesin bilmesin diyorum. Sonra seni ondan başka kim kurtarabilir ki diyorum. Velhasıl onu çok seviyorum. Cevap : Hepimiz aynı haldeyiz. Aynı hali yaşıyoruz. Bu hali yaşamayan hiç kimse yoktur ve kulda böyledir zaten. Sürekli güzel yapmaya çalışır, doğru yapmaya çalışır, düşer kalkar, tövbe eder, istiğfar eder, rabbine döner, feryat eder, bir daha düşer, bir daha çabasını gayretini sarf eder, kalkar, yürür, koşar. Hayat böyledir. Bununla beraber Allah imtihanlara tâbi tutar. Her bir kulu imtihanlara tâbi tutar. Nefsinden kurtulsun, dünyadan kurtulsun, insanların şöyle yada böyle demesinden kurtulsun diye imtihanlara tâbi tutar. Hayat böyledir zaten. Bütün veliler de öyledir. Hiç biri halinden razı değil. Her biri eksik yaptığını söyler, her biri yanlış yaptığını söyler. Tabiki herkesin eksiği yanlışı kendine göredir. Ama hiç bir zaman benim işim tamamdır demez, diyemez. Biliyor. Buna hamd edip şükretmek lazım ki, Allah ile bir derdimiz var. Kul olmak gibi bir derdimiz var. Biri eğer kul olmaya çalışıyorsa, Allah ile bir derdi varsa, Allah onu rahmetinin içine almıştır. O mağfirete gark olmuştur ama böyle bir derdi olmayanlar tıpkı hayvan gibidir, hatta hayvandan daha aşağıdır. Allah ile bir derdi olmayan, rızasını kazanma derdi, cemalini kazanma derdi, dostluğunu veliliğini kazanma derdi olmayan tıpkı hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi yer, içer, gezer hayatı öyle yaşar. Bir yandan böyle bir derdimiz vardır. Bununla beraber böyle bir derdimiz olduğu için, rabbimize bir de hamd etmemiz lazım, şükretmemiz lazım. Eğer rabbimiz rahmetiyle muhabbetiyle