FAITH

FAITH
@sottovoce
Kendini kendinden ayırmak, etini sıyırmak ne zormuş, ne bağırtıcıymış, üstelik ne gürültüsüz yapılması gereken­miş, ne yaptığını hiç belli etmeden içinde kendini bırakarak geçilen tünelmiş.
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşarken insanın öldüğünü ve ölünce başına gelebilecek­leri kestirmesi çok tuhaf. Hani bazen bir işi yarım yamalak yapar ve iyi sonuç alırsınız da bu hali hiç düşünmeden ko­layca kabullenirsiniz ya da bir yanlışlık olur sizin yerinize bir başkası suçlanır da rahat bir nefes alır, suçlanana önce şöyle diğerlerinin sertliğine karşı hoşgörülü bir tavır alırsı­nız, sonra bu kadarı yeter deyip suçun sahibi ve bileni ola­rak en can alıcı ve ağır sözü, öbürlerinin akıl edemediği yer­den yakalayıp söyler, rahat bir tavırla yerinize geçersiniz, daha sonra suçluyla baş başa kaldığınızda ona karşı baba­can ve kucaklayıcı bir tavır takınır, onun gözlerini buğulan­dırır, minnettar bakışını içinize çeker, minnetin fazlasını da soyluca iade edersiniz ya, nasıl olduğunu hiç anlamadan bir yere kabul edilir, kaybolacağınız bir yolda yolu bulur ve bu­nun nasıl olduğunu pek düşünmezsiniz ya, hani içiniz dışı­nız sevilir olmaktan uzaktır, siz olsanız sizden iğrenir, he­men gördüğünüzden kaçarsınız da sizi içtenlikle seven yi­ne de bulunur ve bunu hayretle karşılamaz, hep böylelerini arar ve onlara türlü karmaşık rezillikle acı çektirir, alan hep siz olur, bunu nihayetsizce kullanırsınız ya ... bu ve benzeri şeylerle zaman zaman yakalanarak, zaman zaman durumu kurtararak bir ömür sürülür. Üstelik yakalandığınız zaman yakalanışınız, yaptığınız ve olduğunuzun yüzde yirmisi, en fazla otuzudur. Daha fazlası, hele zihnen olanlar bir başkası tarafından hayal bile edilemez. Eın kötü söz bile hak edenin hakkının yüzde otuzunu geçmez; kalan yetmiş gene gizlidir. Hem de bu otuzu yirmiye, ona düşürmek ehline hiç zor gel­mez, iyice yekinse hesabı nerdeyse düze getirir. Ve işitilen en iyi şeyin bile ya tamamı yalan, ya halüsinasyon, ya varsa­yımdan ibarettir. Gerçek iyiyi kimse kolay kolay görüp,
Okumadan beğenmeyin sınav yapacam. :D
Edebiyat
:D
Otuz sene kasap vitrini seyret­miş, lokma yiyememiş kedi gibi, otuz sene dünyayı seyret­tim lokma yiyemeden, artık canım da bir şey istemiyor.
Edebiyat
Dünyamın en acı günlerindendi o günler. Başka müzikler çalarken kıpırtı­sız durmak, yalnızlık isterken hep kalabalıkta kalmak, sus­mak isterken konuşmak, eskinin değil şimdiki halin güzel ve doğrıu olduğu ifade edilirken sisler, buğular içinde kal­mak, içimin tam anlamıyla çatırdadığını, belki benliğimin göç ettiğini yer ve kılık değiştirdiğini sezmek, ama onu da bir daha ayrılmadan önceki haliyle asla bulamamak, ne ön­ceki ne sonraki gibi olabilmek, kendi içinden göç etmek ve elbette kaybolmak, kendini kaybetmek.
Bu rahatlık nerden ge­liyor, nerden alınıyor, çok pahalı mı..