payîz.

payîz.
@soversione
her yanımı ölüm korkusu sarsa da, senin dengbej sükûtuna cemre olup düşeceğim.
yugoslavya.
10 Ocak 2006
62 okur puanı
Haziran 2025 tarihinde katıldı
Milliyetçi siyasi partiler hiçbir zaman sömürgecinin karşısına güçle dikilme ihtiyacı üzerinde durmazlar, çünkü amaçları hiç de sistemin radikal bir şekilde devrilmesi değildir. Pasifist, yasalcı ve aslında düzenin, bu yeni düzenin yandaşı olan bu siyasi gruplar, kendileri için temel önemdeki bir şeyi sömürgeci burjuvaziden nobranca ister: “Bize daha fazla iktidar verin!” Şiddet konusunda seçkinlerin kafası net değildir. Sözlerinde şiddet yanlısı, davranışlarında reformisttirler. Burjuva milliyetçi siyasi liderler bir şey söylediklerinde, gerçekte bunu düşünmediklerini açık bir şekilde ortaya koyarlar. Milliyetçi siyasi partilerin bu özelliklerini, hem siyasi liderlerinin hem de yandaşlarının niteliğine bağlamak gerekir. Milliyetçi partilerin destekçisi şehirli bir tabakadır. Sömürge durumundan yarar sağlamaya başlayan –elbette acınacak bir yarar!– işçiler, öğretmenler, küçük esnaf ve küçük dükkân sahipleri kendi çıkarlarına bakarlar. Bu destekçiler daha iyi bir yaşam ve ücretlerin artırılmasını isterler yalnızca. Bu siyasi partilerle sömürgecilik arasındaki diyalog hiç kesilmeden sürer. Yapılacak düzenlemeler, seçimlerde temsiliyet, basın özgürlüğü, dernek kurma hakkı tartışılır. Reformlar ele alınır. Bu yüzden, sömürge halkının büyük bölümünün metropoldeki siyasi parti şubelerinin aktif üyeleri olması kimseyi şaşırtmamalıdır. Bu sömürge insanları, “İktidar proletaryaya!” soyut sloganı altında mücadele ederler ve kendi ülkelerindeki mücadelenin öncelikle milliyetçi sloganlarla yürütülmesi gerektiğini unuturlar.
sömürge altındaki bir ülkede öncelikli kimlik "sınıf" değil, "ulus"tur. sömürgeci seni işçi olduğun için değil, o milletten olduğun için eziyor. dolayısıyla kurtuluşun anahtarı "işçi iktidarı" gibi sınıfsal bir devrimden önce, sömürgeciyi ülkeden atacak ulusal bir şahlanıştır. eğer önce ulusal bağımsızlığı tam olarak sağlamazsan, "işçi hakları" diye bağırırken sömürgecinin masasında meze olursun.
zerdüşt, herodot tarafından da bir med aşireti olarak sık sık sözü edilen magi aşiretindendir.
magi’nin sözlükteki karşılığı olarak “eski medya ve pers ülkesinde doğaüstü güçlere sahip oldukları kabul edilen din adamları ve müneccimler sınıfı” ya da “zerdüşt din adamları sınıfı” açıklaması verilmektedir. magi, medler içinde yer alan bir aşiret ve aynı zamanda bir toplumsal (dinsel) sınıftı. ahamenidler döneminde din, herodot’un bir med kabilesi olarak tanımladığı bu magi sınıfının kontrolündeydi. aryan hâkimiyeti döneminde ise magi, buyruk altında bulunan topluluğun liderleri olarak bilinir. magi aşireti üyeleri medler döneminde müneccim, hekim ve sihirbazdılar. toplumdaki önderlik konumları büyük bir olasılıkla dinsel bir temele dayanıyordu. herodot’tan öğrendiğimize göre, magi yalnızca bir din adamları topluluğu olmayıp aynı zamanda bir med aşiretiydi. pehlevi yazarlarından dinkard, avesta’yı magi din adamlarının kutsal yazıları (kitapları) olarak kabul eder. arap tarihçisi El-Bîrûnî, magilerin aslında zerdüşt peygamber’den çok daha önceleri var olduklarını ancak aralarında zerdüşt dinini uygulamayan kimsenin kalmadığını aktarır. pek çok arap ve asuri yazar, zerdüşt’ten magili, magilerin önderi, mezhebin lideri ya da magili peygamber olarak söz etmişlerdir.
çağdaş kürdistan'da dinlerin dağılımına göz attığımızda, kürtlerin çoğunluğunun şafii geleneğine bağlı sünni müslümanlar olduğunu görürüz. güneyde senendej'in öte tarafına doğru yöneldiğimizde, buradaki kürtlerin çoğunun komşuları iranlılar(persler) ve lorlar gibi şii oldukları dikkati çeker. türkiye ve ırak'ta ise kürtlerin komşuları farklı olarak hanefilik geleneğine bağlı sünnilerdir. doğuanadolu'da dersim,sivas,erzincan, elazığ yörelerinde genelde şii kabul edilen kızılbaş olarak da adlandırılan, zazaca ya da kurmancça konuşan alevi-kürtler yaşarlar. kürdistan'ın diğer ucunda, doğudaki hewramanlılar ve sencabi aşireti arasında ise ehl-i hak inananları bulunmaktadır.
sünni ve şii müslümanlar dışındaki en büyük grubu, daha çok şeytana tapanlar olarak adlandırılan yezidiler oluşturmaktadır. aslında şeytana tapınmaktan çok, onu göz ardı edilmemesi gereken evrendeki güçlü bir devindirici olarak kabul eden yezidiler güneydoğu anadolu merkezinde, suriye sınırına yakın olarak ve ırak’ta cebel sincar bölgesinde yerleşiktirler.
payîz. bir yorumu yanıtladı.

payîz.

, bir kitap okudu
10/10
·367 syf.·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 18:12
·
2026 9. kitabı
Mehmed Uzun
9.2/10 · 10,9bin okunma