Merhaba güzel bir Uğur Mumcu kitabını da bitirmiş bulunmaktayım.
Yazarımız bize bu kitabın da siyasetçilerinin ne kadar ahlaksız olduğundan bahsediyor.
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler.
Kimi hırsız kimi alçak kimi deyyus dediler.
Künyeni almak için partiye ettim telefon.
Bizdeki kayda göre, Şimdi o mebu’s dediler.
Kim demiş biz de demokrat idare yoktur.
Ne demek olmazsa elbet dışardan alırız.
Sırr edip karne usuliyle o gümrük malını
Karaborsaya verir biz bize kalırız.
Tartışalım bütün konuları tartışalım, tartışma ya bu tartışma uygarca olduğu sürece hiçbir sınır, hiçbir yasak getirilmemeli; getirilmemeli ki;
Bu insanlık mirasından özgürce ve eşitce yararlanalım.
Demokrasiden yana olmak özgürlükten yana olmak demektir.
Özgürlükten yana olmakta her türlü düşüncenin konuşulmasına izin vermek bu yolda çabalamak demektir.
Sövgü de bile zekalarını kullanamayanlar Allah aşkına neye yararlar?
Kim bu azınlık?
Burjuva desen değil burjuvalar da, Bir burjuva terbiyesi, burjuva ahlakı var, burjuva kültürü, zekası var; İşçi sınıfı desen değil, İşçi sınıfında sosyalist kültür var, İncelik var.
Çoğulcu dediğimiz demokrasi, burjuvazi ile işçi sınıfının Belli ölçülerde dengelendiği bir rejimdir.
Bu rejim çeşitli düşüncelerle birbirlerine karşıt birbirlerinden farklı düşüncelerle gelişir yücelir kök salar.
Sövgü bu tartışmaları önleyen demokrasiyi yozlaştıran kendi kadrosunu parlamentolara sokmayan burjuvazi Siyasal parti olarak örgütlenmeleri çeşitli güçlüklerle engellenen işçi sınıfının yerine yoz bir tabakanın siyasete egemen olması ve çeşitli partilere yayılmasının sonucudur.
Parlemento duvarlarını, kullandıkları iğrenç sövgülerle, Çirkin yazıların yazıldığı( İstasyon helalarına çeviren siyaset kabadayıları, , yalnızca özgürlükçü rejime zarar vermiştir