Bu kitap ile tanıştığımda liseye gidiyordum, şimdi 25 yaşındayım. Büyüdüm, geliştim, değiştim. Okuma tarzım, kültürüm değişse de her Kasım Nil ve Pamir’in dünyasına yeniden “merhaba” diyorum. Çünkü lisede Nil gibi temiz bakardım dünyaya. Aynı Nil’in hayatı gibi karardı benimde hayatım. Bu kitabı her okuduğumda kendimi yine o kalbi, ruhu temiz kız gibi hissediyorum. Pamir, Nil’in yıllarca uzaktan izlediği, sevdiği adam. Nil, pisişik güçlere sahip hiç yılmadan, usanmadan Pamir’i seven kız. Soyhan, karanlık bir evren. Bu evrende yaşamlarını sürdüren Pamir ve Nil’in bir gün yolları kesişiyor. Nil artık Pamir için görünmez değil. Pamir ise artık Nil’in gözünde o temiz adam değil. Yer altı dövüşlerinin vazgeçilmez adamı Pamir, Nil’in düşündüğü gibi dümdüz lise öğrencisi değil. Bazen kavgalarla, bazen şefkatle birbirlerinden kopamayan bu ikili birbirlerinden kopamadıkları gibi belalardan da kopamıyorlar. Bir kitap salep ve tarçın kokar mı? Bu kitap kokuyor. Buram buram sonbahar ve kış mevsimleri gibi üşütüyor Pamir’i okumak. Oysa Nil huzurdan ibaret. Bu kitap benim masumiyetim, bu kitap benim lisede döktüğüm gözyaşlarım, bu kitap benim sırdaşım. Yıllar sonra okuduğumda Nil’in, Pamir’e olan sevdasını tam kalbimde hissediyorum. Bu kitap karanlık bir dünya olduğu için sadece yetişkinlere önerebilirim. Ortaokul çağındaki okuyucuların okumamasını tavsiye ederim.