8/10
·416 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:30
Ilk önce söylemem gerek ki kitap queer edebiyyat. Okumaktan hoşlanmıyorsanız patilerinizi çekin kitaptan. Yazar büyükler icin Narnia yazmış. Çok da güzel ve hoş yazmış. Keyif alarak okudum. Yazarın kalemini zaten Dilek Oyunundan biliyoruz. Kendini okutuyor. Pek konusundan anlatacak bir şey yok. Arka kapak yazısın da ne görüyorsanız içeriği odur. Çıtır çerezlik, Narnia esintileri, iyilerin kazandığı bir peri masalı.
Yitik HikâyeMeg Shaffer · Artemis Yayınları · 202616 okunma
10/10
Merhaba kitap sever dostlar; Bugün bir çocuk kitabı önerisiyle geldim. Oya'nın ailesinin maddi durumları pek iyi değildir. Bu yüzden her istediğini malesef alamıyordur. En çok istediği şeylerden biri de bisiklettir. Bir gün yaşlı bir teyzenin elindeki poşetlerle zar zor yürüdüğünü gören Oya, teyzeye yardım eder. Annesine yaşadıklarını anlatınca annesi teyzeye yardım etmeye gider. Ona çorba pişirir, evini temizler. Teyze de ona kızına vermesi için bir gardrop hediye eder. Dolaba kıyafetlerini yerleştiren Oya ertesi gün güzel bir süprizle karşılaşır. Ama yoook söylemem Kendiniz okuyun istiyorum süprizin ne olduğunu. Özellikle 7-8 yaş için çok ideal bir kitap. Keyifli okumalar
Sihirli GardıropSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202518 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·232 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Kusursuzca Kusurlu serisinin ikinci kitabı olan Kırgın Fısıltılar’ı, Tuvaldeki Yaralar’dan sonra çok ara vermeden okudum ve bunu da yine iki günde bitirdim. Normalde bu tarz kitaplar okuyan biri değilim. Daha çok edebi kitaplara, dili güçlü metinlere ve karakterlerin iç dünyasına daha derinden giren romanlara yönelirim. Ama yakın bir arkadaşımın önerisiyle bu seriye başlayınca, mafyatik romantik drama türünün neden bu kadar hızlı okunduğunu da anlamaya başladım. İlk kitap beni ortaokulda okuduğumuz Wattpad kitaplarına götürmüştü. Kırgın Fısıltılar’da da o his devam etti. Yine karanlık bir atmosfer, hızlı ilerleyen olaylar, romantik gerilim ve dramatik bir hava var. Kitap kendini okutuyor, bunu inkar edemem. Zaten iki günde bitirmem de bunun kanıtı. Ama açıkçası bu kitabı ilk kitap kadar sevemedim. Benim için en büyük sorun, bazı duyguların ve olayların fazla hızlı ilerlemesiydi. Türün dinamikleri gereği bazı şeylerin abartılı olmasını bekliyordum ama yine de yer yer daha fazla derinlik aradım. Özellikle karakterlerin yaşadıklarını, birbirlerine yaklaşma biçimlerini ve duygusal geçişlerini daha güçlü okumak isterdim. Bazı yerlerde hikaye akıyor ama beni tam olarak içine almıyor gibiydi. Kırgın Fısıltılar, Bianca ve Mikhail üzerinden ilerleyen mafyatik romantik drama türünde bir kitap. Bu yüzden edebi bir roman beklentisiyle okunursa hayal kırıklığı yaratabilir. Bence bu kitap daha çok hızlı akan, kafa dağıtan, romantik gerilimi yüksek ve türün kalıplarını seven okurlara hitap ediyor. Ben türün yabancısı olarak okuduğum için bazı yerlerde eğlendim, bazı yerlerde göz devirdim. Akıcıydı, sıkmadı, merak ettirdi ama bende güçlü bir etki de bırakmadı. Bu yüzden puanım biraz daha düşük kaldı. Kısacası Kırgın Fısıltılar benim için hızlı okunan ama çok iz bırakmayan bir
Kırgın FısıltılarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20232,274 okunma
7/10
·240 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Normalde daha çok edebi kitaplar okumayı tercih eden biri olarak hayatımda ilk defa bambaşka bir türe geçtim. Yakın bir arkadaşımın önerisiyle Neva Altaj’ın Kusursuzca Kusurlu serisini okumaya karar verdim. Açıkçası ilk kitabı satın da almadım, arkadaşımın kitabını ödünç alarak başladım. Serinin ilk kitabı olan Tuvaldeki Yaralar’ı da iki günde bitirdim. İki günde bitirdim çünkü kitap gerçekten kendini okutuyor. Ama şunu da söylemem lazım; beni bayağı ortaokulda okuduğumuz Wattpad kitaplarına götürdü. O dönem okuduğumuz hızlı ilerleyen, karanlık atmosferli, bol çekimli, biraz abartılı ama bir şekilde merak ettiren kitapların havası vardı. Okurken hem eğlendim hem de yer yer “ben ne okuyorum şu an?” diye kendime güldüm. Tuvaldeki Yaralar, mafyatik romantik drama türünde bir kitap. Roman ve Nina üzerinden ilerleyen, sahte evlilik dinamiğiyle başlayan, aksiyon ve romantizmi bir arada taşıyan bir hikaye. Bu yüzden kitaba edebi bir metin beklentisiyle başlamak bence doğru olmaz. Kitabın derdi derin bir edebi dil kurmak değil; hızlı akan, gerilimi yüksek, romantik çekimi önde olan bir hikaye sunmak. Bu türü normalde okumadığım için başta biraz mesafeli yaklaştım. Ama kitabın temposu düşük değildi ve merak duygusunu canlı tuttu. Roman’ın karanlık ve kontrolcü dünyasıyla Nina’nın daha farklı, daha renkli ve kendine has tarafı arasındaki zıtlık kitabı taşıyan şeylerden biriydi. İkisinin arasındaki dinamik yer yer abartılıydı ama türün içinde değerlendirince bu abartı çok da şaşırtıcı gelmedi. Benim için kitabın en güçlü yanı akıcılığıydı. Ağır bir okuma değil, kafa dağıtan ve hızlı biten bir kitap. Bazı yerlerde olayların fazla hızlı ilerlediğini düşündüm. Bazı sahneler tahmin edilebilirdi ve karakterlerin duygusal geçişleri bana yer yer aceleye gelmiş gibi hissettirdi. Bu
Tuvaldeki YaralarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20252,971 okunma
Hüsnüzan ve Tefekkür
10/10
·272 syf.··
2026 58. kitabı
·
218 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:22
İyad hocanın şiirsel üslubu, İslambol yayınlarının güzel çevirisi ile birleşerek harika bir eser çıkartmış ortaya. Öncelikle söylemem gerekiyor ki bu kitabın yarısına geldiğimde, okuduğum diğer kitaplardan farklı olarak düşünce dünyama bambaşka bir kapı aralayacağını fark ettim ve kitabı beraber okumak için bir halka kurdum. Çevremdeki hanımlarla beraber okuyup üstüne konuşarak ilerledik ve yaklaşık 4 ayda bitirdik. Umuyorum ki bana faydası dokunduğu kadar çevremdeki insanlara da faydası dokunmuştur. Çoğu zaman bize imtihanlara karşı sabırlı olmamız gerektiği, onların bizi Allah'a yakınlaştırmak için gönderildiği söylenir fakat hiç imtihan kavramına bu kadar dikkatle bakmamıştım. Kitabın müellifi olan İyad hocanın yaşamış olduğu uzun ve zahmetli hapis, özgürlük ve sağlık imtihanları kitabı gözümüzde daha gerçek ve daha uygulanabilir kıldı. Bizim de bu sabır derecesine ulaşabileceğimize dair inancımız arttı. Bu kitabı hiç büyük imtihandan geçmemiş biri yazsaydı asla bu derece etkili olacağını düşünmüyorum. Allah İyad hocadan ve emeği geçenlerden razı olsun. Kitap bana neler kattı ondan bahsederek yorumumu toparlayayım. Öncelikle, "Ben kulumun zannı üzerineyim" kutsi hadis-i şerifini daha iyi anlamama yardımcı oldu. Allah'a hüsnüzan beslemek, yani Allah hakkında olumlu ve güzel düşünmenin önemini ve sonuçlarını gördüm. Bir imtihana sabretmenin ve sabrın lezzetini tattım. Açıkçası daha önce de nimetlere şükretmeye çalışıyordum ama bu kitap imtihanın içindeki nimeti görme yeteneğimi geliştirdi. Her zorluğun yanında nasıl kolaylıklar olduğunu bulma ve kavrama konusunda yeni bir kabiliyet kazandığımı hissediyorum. Elhamdülillah. Sanki yeni bir meslek edinmişim gibi oldu. Dünyanın neden mükafat diyarı olmadığını, gerçek mükafatın ne demek olduğunu, sabrın ve şükrün
Allah'a Hüsnüzan Beslemekİyad Kunaybi · İslambol Yayınları · 2025628 okunma
Puan vermedi
Herkese selam kitap dostlarım Bugün sizlere metaforlarla anlatılan bir aşk hikayesi ile geldim.. Kitabımızda karakterlerin adı yok, önce ondan bahsedeyim.. Adamın adı adam, kadının adı kadın.. (Burda aklıma prens dizisindeki köle ve kadın geldi istemsizce ) Petrikor; Yağmur’un toprağa düştüğü o ilk anın kokusu.. Hikayemiz adamın tabiriyle yokluk ülkesinde geçiyor.. başkahraman adamımız aslında hayatı çok da ciddiye almayan, biraz kendi halinde, biraz da kendi içinde espritüel biri.. İş yerinde tanıştığı bir kadınla zamanla yakınlaşır.. gerek iş yerindeki kahve molaları, gerek arabaya kadar eşlik etmeler.. bütün bunlar bu ikiliyi zamanla birbirine yaklaştırır.. Ama ikisi de bulundukları durumdan korkmaya başlarlar.. Çünkü aşk başa beladır ama kalbe anlatamazsın.. Her buluşmalarında yanlarında bir de o vardır: Yağmur Sanki hikayenin tamamlananabilmesi için eksik olan bir puzzle parçası gibi.. Kadın-Erkek ilişkisi aynı zamanda gezegenler üzerinden metaforlanmış ve kurguya yedirilmiş.. İlişkilerin olmazsa olmaz çetrefilli yolları karakterlerimizi finalde bambaşka noktalara sürüklüyor.. Okuduğum en ilginç kitaplardan olduğunu söylemem gerekir.. Aşkın, metafor hali de diyebilirim.. Finalinde ise hem şaşırdım hem üzüldüm aslında hem de karakterlerden biri adına sevindim.. Tavsiye ederim 
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202677 okunma