Gülben SOYSAL

Gülben SOYSAL
@soysalgulben
Ne çok güldün, ağlamamak için.
“Yanlış oldukları alnında yazan insanların, içindeki iyiliği görmeye çalıştığım son yılımdı.”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşayarak öğreniyorsun, yaşayarak çiziyorsun bazı şeylerin altını, bazı şeylerin üzerini. Öğrendikçe, dönüşüyorsun. Dünkü kendine bir bak mesela, aynı mısın? Dün bile farklıydın bugünden. Her gün bir şey öğrenerek, devam ediyorsun, öğrendiklerin her zaman sana iyi gelmeyebiliyor. Ki bu çok normal. Ama seni uyandırıyor da. Ve uyandığın an, kimin altını, kimin üzerini çizmen yani kimin seninle kalması ya da, kimin gitmesi gerektiğini anladığın an oluyor. Uyandığın an, duvarlarını örmeye, sınırlarını çizmeye, kendini görmeye, duymaya, sana kendini nasıl hissettirdiklerini anlamaya başladığın an oluyor. •Gülben
1000Kitap
Bazı insanların kavgası, savaşı, öfkesi kendiyledir. Kendiyle bir kez olsun aynı masaya oturmamış, bir kez olsun kendiyle yüzleşmemiş her insan, ömrü boyunca öfkesini senden, benden çıkarmaktan, kendine açtığı o savaşta, kendi dışında kalan kim varsa, onları yaralamaktan asla çekinmez. Sanır ki tüm dünya ona öfkelidir, tüm dünya ona savaş açmıştır. Oysa savaşın kendisidir o. Çünkü yalnızca kendi alevini içinde taşımaz, kendi aleviyle yakar, küle çevirir seni, beni… •Gülben
1000Kitap
Bazen içimiz yanar. Ve biz dünya yanıyor sanarız. Çünkü gittiğimiz her yere, yangınımızı da, götürürüz. •Gülben
1000Kitap
Ağlamak, geçirmiyor acıyı biliyorum. Ama hani su, kıyıya yaklaşınca, oradaki kumu dağıtıyor ya, işte ağlamak da, tam olarak böyle bir şey; yok etmiyor. Ama dağıtıyor. •Gülben