sena

sena
@sozx
Ben bazen...
Khoda Nazdik Ast / Allah Yakındır(2007) - Ali Vazirian
"Geldi üzerime üç keder bir anda; yalnızlık, esaret ve sevgilinin hasreti. Yalnızlık ve esaretin çaresi var... Ama sevgilinin hasreti... Sevgilinin hasreti... Sevgilinin hasreti..."
Film
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güneş Doğuyor
"...Bak tam karşımızda gecenin mumu Damla damla nasıl eriyor Nasıl doluyor ağzına kadar uyku şarabıyla Gözlerimin simsiyah kadehi Senin ninnilerini dinlerken Ve bak nasıl Şiirlerimin beşiğine Sen doğuyorsun, güneş doğuyor." Furuğ Ferruhzad
Şiir
İKİNCİ BÖLÜM SULU KAR
Sulu Kar Aateşli sözlerimle aklını çelip Kurtarınca günahkâr ruhunu, Kapıldığın yanılgının karanlığından Derin ıstıraplar içinde Ellerini savurup Ruhuna bulaşmış lekeye lanetler ettin. Unutkan vicdanını Hatıralarla cezalandırmak için Benden önce onların Hikâyesini anlatırken Ansızın yüzünü kapadın ellerinle; Dehşet, utanç dolu, Sarsılmış, çileden çıkmış hâlde Gözyaşlarına boğuldun...
Edebiyat
"Her insanın hatıralarında dostlarından başka kimseye anlatmadığı anlar vardır. Bir de dostlarından bile sakınıp yalnızca kendine -o da gizlice- açtığı mevzular... Son olarak, insanın kendine bile açmaktan korktuğu şeyler vardır ve her edepli insan zihninde bunlardan çokça biriktirmiştir. Hatta insan ne kadar edepliyse yükü o kadar ağırdır."
Sayfa 47
Edebiyat
"Ağzınızdan çıkan saçmalıklardan da pek memnunsunuz, ama ne zaman küstahça laflar etseniz söylediklerinizden korkup hemen özür diliyorsunuz. Hiçbir şeyden korkmadığınızı ilan ediyorsunuz, bir yandan da gözümüze girmek için didinip duruyorsunuz. Sinirden dişlerinizi sıktığınızı söylüyorsunuz, ama aynı zamanda bizi güldürmek için espriler yapıyorsunuz. Bu sivri şakalarınızın komik olmadığını biliyorsunuz, lakin belli ki edebi değerinden oldukça memnunsunuz. Belki gerçekten acı çektiniz, ama kendi cefanıza bile hiç saygı duymuyorsunuz. İçtensiniz ama hayâsızsınız, ufacık bir kibir uğruna tüm içtenliğinizi alenen ortaya saçıp kepaze oluyorsunuz... Gerçekten bir şey söylemek istiyorsunuz, ama korkudan cümlenizin sonunu saklıyorsunuz. Çünkü söylemeye cesaretiniz yok, anca korkakça arsızlanıyorsunuz. Bilincinizle övünüyor, ama temelinden tereddüt ediyorsunuz. Çünkü aklınız çalışsa da kalbiniz ahlaksızlıktan kararmış; oysa saf bir kalp olmadan eksiksiz, gerçek bilinç olmaz. Ayrıca o yılışıklığınız, ısrarcı hâliniz, yüz ekşitmeleriniz yok mu! Yalan, yalan, hepsi yalan!"
Sayfa 46
Edebiyat