sena

sena
@sozx
Ben bazen...
"Hava nasıl olursa olsun, hiçbir şekilde fakirlere yaramıyordu!"
Sayfa 39
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Kitabın Sayfaları
Baktım rüzgarsın sen Baktım çamaşır ipini zorluyorsun Hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim Baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun Ayağına terlik giy Bildiğimiz şeylerin taşında yalınayak geziyorsun Biz satranç oyuncusuyuz sevgilim Üzerimizde kara bir leke biz satranç oyuncusuyuz İnanmıyoruz ceketlere düğmelere İnanmıyoruz takvimleri savurarak gelen geleceğe İşte yitirdik bütün taşlarımızı darmadağınık oyun tahtası Bir tek şahımız duruyor sevgilim, o da evli, iki çocuk babası Kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim Uykumuzu bölüyor buradan çocukluğumuza kadar Buradan çocukluğumuza kadar bir telaş İçi boş kuşları kovalıyoruz ve bir sebep arıyoruz Herkese küsmek için Hemen o cumartesi buluyoruz, hemen o pazar Yaşamak çukur yerlere doluyor diyorlar Bu yüzden yıkıntıya dönüşse de yaşıyormuş insan Ama hep yıkıldığımız yeter sevgilim, biraz da kekik toplayalım Kıymetini bilmediğimiz şeyler var Yaşamak bir at gibi huysuzlanıyor kapımızda sevgilim Geçen günlere üzüldük tamam yola düşelim Düşünelim: başka günlerin duvarı daha sağlam Düşünelim: başka günlerin sokağı daha neşeli Başka evlerin kadınları erkekleri tam bir kahraman Tül perdeler uçuşurken başka evlerin pencerelerinde Bizi bir kitabın sayfaları arasında kurutuyor zaman Ama baktım sen rüzgârsın sevgilim
Film Alıntısı
Yağmur Duası
Ben geldim geleli açmadı gökler Ya ben bulutları anlamıyorum Ya bulutlar benden bir şey bekler Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum Ben geldim geleli açmadı gökler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Biri damla damla alnıma düşer Diğerinde durup göğe bakarım Ne şehir ne deniz kokan gemiler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Nedense aldanmış bir gece annem Bir kadın gömleği giydirmiş bana İşte vuramadı gökler bana gem Dinmedi içimde kopan fırtına Nedense aldanmış ilk gece annem Biri çıkmış gibi boş bir mezardan Ortalıkta ölüm sessizliği var Bana ne geldiyse geldi yukardan Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar Biri çıkmış gibi boş bir mezardan İyi ki bilmiyor kalabalıklar Yağmura bakmayı cam arkasından İnsandan insana şükür ki fark var Birine cennetse birine zindan İyi ki bilmiyor kalabalıklar Yağmur duasına çıksaydık dostlar Bulutlar yarılır gökler açardı Şimdi ne ihtimal ne imkan var Göğe hükmetmekten kolay ne vardı Yağmur duasına çıksaydık dostlar
Şiir
Geyikli Gece
Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk. Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan kaybolduk Gladyatörlerden ve dişlilerden Ve büyük şehirlerden Gizleyerek yahut dövüşerek Geyikli geceyi kurtardık Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz Bilir bilmez geyikli gece yüzünden `Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ay ışığı` İster istemez aşkları hatırlatır Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş Şimdi de var biliyorum Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli…
Şiir
"Dehşetli bir hayalperesttim."
Sayfa 68
Edebiyat