Ey Müslümanlar, memleketiniz perişan ve yıkıktır. O buna rağmen gücünü yok eden ve omuzlarına ağırlık oluşturan engel ve bağlardan kurtulmak ister. Mallarınız olmaksızın onun kurtuluşu yoktur. Çünkü ekonomik ve mali güç sosyal ve ve ilmi kalkınmanın esasıdır. Önünüzde duran milli projelere gerekli desteği sağlar ve mali harcamayla katkı sağlamanız durumunda siz bolca kâr edersiniz. Bu projelere harcamada bulunmak çoğu kişinin daldığı oyun ve boş işlere harcamadan daha iyidir.
Tüm bu isteklerden uzaklaştığında maddenin gölgesi kısalır, zayıflar ve ruhu ışıkları parıldar. Bu yönüyle incelendiğinde Ramazan ruhaniyet ve maneviyat ayıdır. Şehvet, nefsin isteklerinden kurtulduğunda düşüncen arınır, kişiliğin kuvvet bulur ve gerçek manada bir insan olursun.
O has kullar, verdikleri sözleri ve üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler; dehşeti ve felâketi bütün ufukları saracak bir günden korkarlar.
Kendi canları çekmesine rağmen yiyeceklerini yoksula, yetîme ve esire seve seve yedirirler.
Derler ki: “Biz sizi Allah rızâsı için doyuruyoruz. Yoksa sizden ne bir karşılık bekliyoruz, ne de bir teşekkür.”
“Çünkü biz o asık suratlı, çatık kaşlı, korkunç ve dehşetli günde Rabbimizin azabından korkarız.”
Gerçeği yalanlayanların o gün vay hâline!
Bugün, onların tek bir kelime bile edemeyecekleri bir gündür.
Kendilerine izin verilmez ki, özür dileyebilsinler.
Gerçeği yalanlayanların o gün vay hâline!