Batı’nın üstünlüğü de fikir üstünlüğü değildir. Tabiî bu meseleler, gâyet dar görüşlü olan ve neticeleri sebep zanneden, bizim inkılâpçılarımızca etrafıyle anlaşılmış değildir. Onun için harflerin ıslahı veyâ alfabenin değiştirilmesi, bir ilerleme sebebi olarak görülmüştür. Nasıl Kaanun-ı Esâsî’nin ilânıyle bir anda batı seviyesine (!) ulaşacağımız zannedilmişse, harflerin ıslahı veya değiştirilmesiyle de hemen okur-yazar olacağımız ve ilerleyeceğimiz sanılmıştır. Bu sanı (!), istinadsız ümitten başka bir şeyi olmayan, fikren bomboş ve şaşkın, fakat iyi niyetli (!) münevverin, içtimaî realiteyi idrakte ne derece kifâyetsiz olduğunu göstermektedir. Hele kültür meseleleri, bir askerin, emr-ü kumandasıyle halledilecek işler değildir.